İlginizi Çekebilir
Doğala Doğru

Dövüş Sporlarına Karşı Önyargımız

Doğala Doğru
Yapılan bir araştırmaya göre günlük hayatta sinir katsayısı en düşük olan sporcuların dövüş sporları yapan kişiler olduğu belirlenmiştir. Sinir katsayısı en yüksek olan sporcuların ise voleybolcular olduğu belirlenmiştir. Dövüş sporları yapan sporcular fazlaca yakın temasta oldukları ve sürekli bir mücadele içinde oldukları için enerjilerini spor yaparken atıyorlar ancak nerdeyse hiç temas olmayan voleybolda ise sporcular enerjilerini sadece topa vurarak atabiliyorlar ve bu da dövüş sporlarına oranla oldukça düşük bir rakam oluyor. Ve aslında çocuğumuzu bu spora yönlendirirken onu kavga etmeye meyilli bir insan olmaya değil kendini savunmayı ve stres anında daha mantıklı düşünmeyi öğrenen bir insan olabilmesi için yönlendirmemiz lazım. Eğer bu şekilde düşünüp çocuğumuzu da bu mantıkla yönlendirirsek o da bu sporu yaparken asıl istenilenin savunmayı öğrenmek olduğunun farkına varacaktır. Şimdi bu sporun çocuğumuza sağlayacağı bazı yararlardan bahsedelim. Dövüş ve savunma sporlarından herhangi birini yapan çocuğumuz atiklik, çeviklik, kondisyon ve hızlı düşünme bakımından kendisini inanılmaz derece geliştirecek ve artık kendisini sinirlendiren biri olduğu zaman soğukkanlılığını koruyacaktır ve herhangi bir arbede anında avantajın kendinde olacağını bildiği için kavga etmektense savunma yapmaya odaklanacaktır. Gerçekten ciddi bir durumda dövüş ve savunma sporlarının felsefesi olan ‘kavga et ya da kaç tepkisi’ durumunda çocuğumuz o duruma en uygun kararı verecektir. Kavga etmekte hayatımızın bir gerçeğidir ve çocuğumuz belki buna da maruz kalabilir veya kaçmak yolunu da seçebilir. Her iki seçiminde de avantaj bizde olacaktır. kavga etmek zorundaysak hem kavga etmeyi hem de kendimizi korumayı biliyoruz, kaçmak durumunda ise hız, çeviklik ve kondisyon avantajı bizde olacağı için daha hızlı olup kendimizi koruyabiliriz. Çocuğumuza bunun ayrımını yapmayı önce aile olarak biz öğreteceğiz sonra da spor hocaları zaten bu ayrımın önemini anlatıp çocuğumuzu kavgadan çok ya orta yolu bulmayı ya da savunma yapıp oradan hemen uzaklaşmayı öğretecektir. Bu konuya bir de farklı açıdan bakalım. Hayranlıkla izlediğimiz aksiyon ve dövüş filmlerindeki o hareketleri yapmaya ne kadar da özeniyoruz değil mi? Düşünsenize çocuğumuz dövüş ve savunma sporları yaparken geliştirdiği yetenekleri sayesinde arkadaşları bu hareketleri sadece filmlerde izlerken kendisi bu harika hareketleri keyif alarak yapacak ve arkadaşlarının odak noktası olacaktır. Bu sporun sadece çocukları üzerindeki olumlu etkilerini konuştuk hep ama bu spor büyükler için de harika bir stres atma ve günün yorgunluğunu ve kafamızda doldurduğu onlarca sıkıntılı düşünceyi atmakta inanılmak etkilidir. Gündelik hayat, trafik, işyerindeki koşturmaca bizi yeterince strese sokuyor. Bakkalı, kasabı, taksicisi, dolmuş şoförü ve gün içinde canımızı sıkan her şeyin tedavisini gün sonunda gidip o kum torbasını yumruklayarak bulabiliriz. Çocuklarımıza bu işin ince ayrıntılarını öğretelim biz de stres ve kafa doluluğumuzdan kurtulalım. Dövüş ve savunma sporları önyargılı davranacağımız kötü bir spor değil aksine doğru kullanıldığı taktirde çocuğumuzun tüm hayatını olumlu etkileyecek bir spordur.

Bu İçeriğe Ne Tepki Verirsiniz?