İlginizi Çekebilir
Doğala Doğru

Kazanmak ta Kaybetmek te Sporun Bir Parçası

Doğala Doğru
Spor hayatımızın her alanında içinde bulunduğumuz bir olgudur.
Doğala Doğru
Herkes muhakkak bir spor dalına meraklıdır ve eğer kendisi o sporu yapamıyorsa en büyük hayali bir gün çocuğunun o spor dalında başarılı olmasıdır. Çocuğumuzun o spor dalını yapmak istiyorsak eğer onun için her türlü imkanı sağlarız değil mi? Antrenmanlar, kurslar, bireysel idmanlar, çocukla birebir ilgilenmek gibi tüm imkanları önüne sereriz çocuğun. O spor dalı ile ilgili her çalışma yapılır her ayrıntı öğretilir. Ancak her zaman en önemli şey unutulur. O sporu yaparken keyif almak. Kazanırken de kaybederken de. Çocuğumuz spor yapmayı sevmeli kazanmayı değil. Bunu çocuğumuz bizim tepkilerimizle öğrenir. Bir sporcumun velisi vardı. Beden eğitimi dersinde oynanan oyunda bile çocuğu kaybettiğinde kızıyordu. Ben kaybetmeyi hazmedemiyorum hocam çocuğumda öyle olsun hep kazansın diyordu. Bir gün basketbol müsabakasına götürdüm çocuğu yaşı küçük olmasına rağmen tecrübe kazansın diye kendinden iki yaş büyüklerle maç yaptı. Bizim takım kaybetti. Çocuk ağlayarak bana sarıldı soyunma odasında. Meğerse maça babası getirmiş maçı kaybettiği için de suratı asıkmış babasının ne olur annemi arayın o gelsin alsın beni babam çok kızacak diye veryansın ediyor çocuk. Babasına durumu anlattım. Geldi çocuğa gülümsedi biraz konuştuk filan da öyle ikna oldu çocuk babası ile gitmeye. Şimdi bir düşünün bakalım böyle bir psikolojiye sahip bir çocuğumuz olsun ister miyiz? Ben şahsen istemem. Çocuklar bunun bir oyun olduğunu bilmeli onlara bunu aşılamalıyız. Kazanmanın da kaybetmenin de bu oyunun bir parçası olduğunu öğretmeliyiz. Günümüzde milyon dolarlar kazanan sporcular bile maç kaybettiği zaman umurunda olmuyor. Kaybettik yapacak bir şey yok diyor da. Bu işi sadece keyif almak ve eğlenmek için yapan çocuğumuz kaybetmeyi bir sonmuş gibi görüyor. Bunun tüm sorumlusu biziz. Ne olur rica ediyorum. Çocuğunuz maça giderken şaka da olsa ‘kazanmadan gelme’, kazanamazsanız gözüme görünme’ gibi laflar söylemeyin. Oğlum veya kızım sadece keyif almaya bak sonuç ne olursa olsun keyif alırsan ve bir şeyler öğrenirsen işte o zaman kazanırsın deyin çocuğunuza. İşte o zaman maça da, oyuna da daha rahat başlar ve daha motive şekilde doğru şeyleri yapar. Daha önceki yazılarımızdan bir tanesinde bahsetmiştik. Eğer veli her hangi bir konuda başarısız olduğunda çocuğa aşırı tepki gösterirse bu durum onun müsabakadaki başarı ve başarısızlığına da yansır diye. İşte o durum burada da karşımıza çıkıyor. Eğer biz sınavda kötü not aldı diye aşırı tepki gösterirsek çocuğumuz başarısız olduğu her zaman o tepkiyi göreceğini düşünür ve kaybetmekten korkar. Biz ona keyif almayı öğretelim hem de her şeyden. Maç yaparken keyif alsın, ders çalışırken keyif alsın, oyun oynarken keyif alsın. Öyle iki çocuk tanıyorum ki abi kardeş. Babaları kaybeden kızıyor diye yüzme yarışında canla başla mücadele ediyorlar ve kaybeden daha tepki görmeden hüngür hüngür ağlıyor. Ve bir süre sonra babaları kızmasın diye çocuklar yarışma yapmaktan kaçıyorlar. Halbuki kazananı tebrik etse o baba, kaybedeni de iyi mücadele ettiği için tebrik etse. Bir dahakine de sen kazanabilirsin önemli değil dese. Çocuklar her zaman bir yarışma içinde olurlar ve belki geleceğin o branştaki en başarılı sporcuları olurlar. Kaybetmek anne baba için de çocuk için de önemsiz bir sonuç olsun sadece. Ha şunu yanlış anlamayın. Çocuğumuz elbette ki her zaman kazanmak için mücadele etsin. Kazanmak için elinden geleni yapsın ama kaybedince hayata küsmesin. Şöyle de bir durum var sevili anne babalar. Çocuğumuz için kaybetmek bir kabussa ve siz buna aşırı tepki veriyorsanız. Çocuk kazanmak için her yolu deneyecektir ve maalesef bu yol her zaman legal olmayabilir. Biz ahlaklı bir çocuk ahlaklı bir sporcu isterken çocuğumuz kazanmak için bazı istenmeyen hareketlerde bulunmasın. Gole giden oyuncuya arkadan müdahale edip sportmenlik dışı hareket yapmasın. Veya basketbolda turnike ye yükselen oyuncuya sert müdahale edip onun sakatlanmasına neden olabilecek bir harekette bulunmasın. Lütfen unutmayın önce saygı sevgi sonra eğlence ve en son kazanmak ve kaybetmekten konuşun. Önemli olan çocuklarımızın bir şeyleri yaparken keyif alması ve kazanmaktan da kaybetmekten de bir şeyler öğrenebilmesi. Madem her şey onlar için. Bırakalım kaybetmek te onlar için olsun.

Bu İçeriğe Ne Tepki Verirsiniz?