Kategori : Kelimelerin Hikayesi

Sezar'ın Hakkı Sezar'a: Kelimelerin Hikayesi

Bir haksızlık söz konusu olunca kullanmaktan çekinmediğimiz bu deyimin tartışmalara yol açan bir de hikayesi var.

Kelimelerin Hikayesi: Timsah Gözyaşları

Günümüzde sahte gözyaşları anlamında kullanılan "timsah gözyaşları" kelimesinin nereden geldiğini? Hikayesi hiç merak ettiniz mi?

Tencere Yuvarlanmış Kapağını Bulmuş: Kelimelerin Hikayesi

Birbirine benzeyen iki kişinin bir araya geldiğinde genellikle bu atasözünü kullanırız. Peki, bu atasözü günümüze kadar nasıl gelmiş hiç merak ettiniz mi?

Bu da Geçer Ya Hû: Kelimelerin Hikayesi

En çaresiz olduğumuz anlarda bize ümit olan bir söz "Bu da geçer ya hu" belki basit gelebilir size o çaresiz anlarınızda ama anlamı ve hikayesi de bir o kadar da derin. Gelin o zaman etkileyici hikayeyi hep birlikte okuyalım.

Pabucu Dama Atılmak: Kelimelerin Hikayesi

Günlük hayatta kullandığımız deyimlerin nereden geldiğini merak ediyor ve hepsinin ayrı ayrı hikayelerini merak ediyoruz. Bugün de yeninin gelmesiyle eskinin popülerliğini kaybetmesi anlamında kullanılan "Pabucunu dama atmak" deyiminin hikayesini size anlatacağım.

Kıtlama Şekerin İlginç Hikayesi

Keyifli zamanlarımızın, şöyle güzel bir mola verdiğimizde dinlenmemizin eşlikçisidir çay. Bazı insanlar çayı şekersiz tercih etse de, bazı insanların çayın içerisinde şeker atar, ancak ba şeker vardır ki; tüm bildiklerinizi unutturacak kadar iddialıdır. Erzurum başta olmak üzere pek çok ilde severek tüketilen kıtlama şekerin İran’dan ülkemize nasıl geçtiğinin hikayesi de tam bir fıkra gibi. Gelin o zaman bu ilginç ve komik hikayeyi hep beraber okuyalım.

Bir Fincan Kahvenin 40 Yıl Hatırı Vardır: Kelimelerin Hikayesi

Bir fincan kahveyi şu an benim gibi; keyif ve dinlenme zamanınızdasınız demektir, eğer kalabalık bir ortamda içiyorsanız sohbet ve paylaşım zamanınızdır. Biri ile bir kahve içtiğimizde "Lafı mı olur canım! Bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı vardır" deriz. Peki, geçmişte ne oldu da bu atasözü günümüzde hala içtenlikle kullanılmaktadır? O zaman sizi bu ilginç hikaye ile baş başa bırakmak için aşağıya doğru almak istiyorum.

Ağzından Baklayı Çıkarmak: Kelimelerin Hikayesi

Bazen öyle kelimeler söylemek isteriz ki, fakat zaman ve mekan müsait olmadığı için söyleyemediğimiz şeyler için, karşımızdaki insanın ikaz eder bizi: “Çıkar ağzından baklayı"... Peki, o zaman bu deyimin hikayesini şimdi hep beraber hadi o zaman okuyalım.

Akla Karayı Seçmek: Kelimelerin Hikayesi

Hayatımızda iyi ile kötüyü ayırmakta zorlandığımızda ya da olumlu olumsuz arasındaki farkları anlamakta zorluk çektiğimizde genellikle bu deyimi kullanırız. Zihnimizi oldukça karmakarışık hale geldiğinde sıklıkla kullandığımız bu deyimin hikayesini hiç merak ettiniz mi? Gelin o zaman bu deyimin ilginç hikayesini hep beraber öğrenelim.

Yelkenleri Suya İndirmek: Kelimelerin Hikayesi

Çok değer verdiğiniz kişi karşısında, ona ne kadar kızarsanız kızın, her seferinde "yok artık bu kadarı da fazla" derseniz deyin, en anlamsız sözü karsısında bile yaptığımız bir eylem, ve bu eylem karşısında kullandığımız deyimdir "Yelkenleri suya indirmek" şimdi gelin bu deyimin bir de hikayesini okuyalım.

Eski Kulağı Kesiklerden: Kelimelerin Hikayesi

“Eski toprak” ile eşdeğer anlamda kullanıldığında da tecrübeli ve birikimli kişi çağrışımı yapmaktadır. Tecrübe kolay kazanılmamaktadır. Başına gelen bir olay, gördüğü ya da duyduğu bir durumdan ders çıkarılması ve bir daha tekrar etmemesi anlamında “kulağına küpe olsun” deyimi bulunmaktadır. Ama biz bugün "eski kulağı kesiklerden" deyiminin hikayesini hep birlikte okuyacağız.

İki Dirhem Bir Çekirdek: Kelimelerin Hikayesi

Günümüzde bu deyimi kullanmayanınız, bilmeyeniniz yoktur. Giyim kuşamına özen gösteren, şık ve süslü kıyafetleriyle dikkat çeken insanlara söylenen "İki dirhem bir çekirdek" deyiminin aslında ne anlama geliyor, hikayesi neymiş gelin o zaman hep beraber okuyalım.

İğne İle Kuyu Kazmak: Kelimelerin Hikayesi

Bazen derdimizi, dermanımızı uzun uzun anlatmak yerine, iki - üç cümle kullanarak anlatmak isteriz, işte tam bu noktada imdadımıza deyimler koşuyor. Elimizdeki imkanlar ile, yapacağımız işin karşılaştırması durumunda, ortaya çıkan acıklı durumda genelde "İğne ile kuyu kazmak" deyimini kullanırım. Bugün de sizlere bu deyimin hikâyesini anlatacağım. Buyursunlar o zaman.

Çam Devirmek: Kelimelerin Hikayesi

Çam devirmek ile pot kırmak hemen hemen aynı anlama gelecek iki deyimimizdir. Kullandığımız kelimelerin nereye gideceğini bilmeden konuştuğumuzda kullanırız bu deyimleri. Gelin o zaman sizi biraz tebessüm ettirecek bu deyimin hikayesini hep beraber okuyalım.

Ağzınla Kuş Tutsan Nafile: Kelimelerin Hikayesi

"Ağzında kuş tutsan nafile" deyimini, tüm vazgeçişlerimizde, kim ne yaparsa yapsın artık geri dönüşü olmayan anlarda kullanırım. Tüm deyimlerin hikayesi gibi bu deyimizin de hikayesi de çok eski zamanlara dayanmaktadır. Haydi o zaman hep beraber okuyalım bu ilginç hikayeyi.

Çarşamba Pazarı: Kelimelerin Hikayesi

Odamız dağınık olduğu zaman, özellikle annelerimizin kullandığı "Burasının hali ne böyle? Çarşamba Pazarına dönmüş" derler. İşte bugünkü deyimimizin hikayesi tam da bu "Çarşamba Pazarı" deyimi, had gelin o zaman bu deyimin hikayesini hep birlikte okuyalım.

Eşref Saati: Kelimelerin Hikayesi

"İnsanların bir eşref, bir de eşek saati vardır" derdi büyüklerimiz ve eklerlerdi insanlara eşraf saatinde istediğin her şeyi yaptırırsın... İşte çok keyifli, iyi bir ruh halinde bulunduğumuzda, daha istekli olduğumuzda kullanılan bu deyimin bir de ilginç bir hikayesi var. Gelin o zaman bu ilginç hikayeyi hep okuyalım.

Atı Alan Üsküdar'ı Geçti: Kelimelerin Hikayesi

Bazen çok az kelime ile çok şey anlatırız, bu yüzden kullandığımız kelimelerin anlamları oldukça önemlidir. Az kelime ile çok şey anlatmak istediğimizde bu yüzden günlük hayatta sıklıkla deyimleri veya atasözlerini kullanırız. Genellikle "yapacak bir şey kalmadı" manasında kullandığımız bir deyim o "Atı alan Üsküdar'ı geçti". Gelin şimdi bu deyimin ilginç hikayesini hep beraber öğrenelim.

Ateş Pahası: Kelimelerin Hikayesi

Neredeyse hepimizin sıklıkla kullandığı deyimler arasındadır, hele şu sıralar "her şey ateş pahası" sizin de bildiğiniz üzere fiyat enerjisi yüksek bir ürüne kullanırız bu cümleyi. Peki, bu deyimin hikayesini nerden geldiğini hiç merak ettiniz mi? O zaman buyurun sizi hemen aşağıya doğru alayım.

Kelimelerin Hikayesi: Dolap Çevirmek

Arkamızdan iş çevrildiğini sezdiğimizde söyleriz "kim bilir ne dolaplar çeviriyor?" diye. Bakalım bu "dolap çevirmek" deyimi nerden gelmiş, ilginç hikayesini sizler için anlatıyorum.