İlginizi Çekebilir

Doğadaki Eczane ( Bitkilerin Dili)

Kimyasal olarak birbirinden farklı 300,000’in üzerinde bitki vardır. Bunların ise ancak %10’dan daha az bir bölümünün medikal ve toksik bileşenleri incelenmiştir. Öncelikle bitkisel ilaçların tamamen tehlikesiz olmadığını bilmeliyiz. Çoğu kez, makul ölçülerdeki bitkisel ilaçlar geleneksel ilaçlardan çok daha güvenlidir; çünkü daha hafiftirler ve yan etkilerinin şiddeti daha düşüktür. Fakat bitkisel ilaç kullanırken yine de son derece tedbirli aynı zamanda da işlerin kötüye gidebileceğinin bilincinde olmanız gerekir. Her şeyden önce doğru maddeyi alın. Bir bitkinin kimliğinden tamamıyla emin değilseniz almayın. Şüphesiz bu kural, en başta bitkileri doğadan kendi toplayanlar için geçerlidir. Yanlış tanımlayarak şifalı sandığı zehirli ya da tehlikeli bitkileri toplayarak yiyen çok sayıda insan vardır. Bu katillerin en bilineni yabani maydanoza çok benzeyen baldıran otudur. Hamilelikte hangi bitkilerden kaçınılmalıdır? Genel anlamda hamilelik döneminde doktorunuza danışmadan bitkisel ilaçlar veya bitki çayları tüketmemelisiniz. Bunun için oldukça geçerli bir neden vardır ki, oda birçok bitkinin düşük riskini arttırmasıdır. Ünlü herbalist Dr. James A. Duke hamilelik döneminde diken üzümü kökü kabuğu, alıç kabuğu, krizantem, ardıç üzümü, misk otu, yaban fesleğeni, sedefotu, sinameki, kara pelin, solucanotu, pelin otu, pelesenk armudu, frenk maydanozu, çin melekotu, köpek elması ve dağ nanesi gibi bitkilerden uzak durmalarını tavsiye ediyor. Bunlarla birlikte kereviz ve maydanozu da aşırı tüketmemeleri gerektiğini tavsiye ediyor. Yan etkilere dikkat edin. Doğal olsun, sentetik olsun tüm ilaçların yan etkileri olduğuna eminiz. İlk kez denediğiniz bir bitkisel ilacı ve çayı çok temkinli kullanmalısınız. Eğer bir bitkiye karşı beklenmedik bir tepki gösterirseniz aldığınız dozu azaltın ya da tamamen kesin. Bedeninizin sesini dinleyin, eğer bir ilaç sizi rahatsız ediyorsa onu derhal bırakın. Alerjik reaksiyonlara karşı tetikte olun. İnsan bünyesi her türlü maddeye alerjik tepki verebilir. Bilinen herhangi bir alerjiniz olmasa dahi, denediğiniz yeni bir bitkiye alerjiniz olabilir. Yeni bir şifalı bitki denediğinizde eğer otuz dakika ya da biraz daha fazla bir süre içerisinde solunum güçlüğü çekmeye başladığınızı hissederseniz. Hemen bir ambulans çağırın. Bu alerjik reaksiyonların en ağırı olan ve eğer zamanında müdahale edilmezse ölümcül sonuçlar doğurabilen anafilaktik reaksiyon olabilir. Şifalı bitkiler çok nadiren anafilaktik reaksiyona neden olurlar. Yeni bir şey denerken aşırı derecede evhamlı olmanız gerekmez, sadece dikkatli olun ve bir takım risklerin olduğunu bilin. Etkileşimlere dikkat edin. Farmasotikler kimi zaman bazı yiyecekler ve diğer ilaçlarla birlikte alındıklarında ters etkiler doğurabilir. Her ne kadar şifalı bitkilerle ilgili birçok kaynak bundan bahsetmeyi ihmal ediyor olsa da, bu durum bitkisel ilaçlar içinde aynen geçerlidir. Birden fazla ilaç, şifalı bitki ya da bunların kombinasyonlarını kullandığınız zaman, birbirleriyle olan etkileşimlerine özellikle dikkat edin. Kötü ilaç etkileşimlerinin ortaya çıkması her zaman olasıdır. Günlük hayatta sıkça duyduğumuz bitkilerin faydalarına gelirsek; Aynısefa Çiçeği: Yaralanmalar, kesikler ve sürtünmeler için merhem olarak kullanılır. Papatya: Son derece güvenli bir sakinleştiricidir ve aynı zamanda karın ağrıları için kullanılır. Ekinezya: Çiçekleri ve kökleri, bağışıklık sistemini hastalıklara karşı savaşmak için uyarır. Eşekotu: Bu çiçek evde elde edilmesi son derece güç olan bir tohum yağı üretir. Ginko: Bu bitki, tıbbi olarak kullanıma uygun olabilmesi için yapraklarının yoğun bir özüt madde haline getirildiği devasa bir ağaçtan gelir. Ginseng: Bu bitkinin tıpta kullanılan kökleri 5 yıldan önce olgunlaşmaz. Evde yetiştirilmesi ve yapılması çok güçtür. Alıç: Bu yavaş büyüyen funda, kalp rahatsızlıklarının tedavisi için birebirdir ve yalnızca doktor gözetiminde kullanılmasını gerektirecek kadar güçlü bir ilaçtır. Meyan kökü: İşte yetiştirilmesi son derce güç olan anti-ülser bir bitki. Çayağacı: Avustralya’da geniş alanlarda üretilen bu tropik bitki mükemmel bir antiseptiktir. Yeni Bahar: Karışık bir aroması olan bu bitki hazımsızlık için birebirdir. Fesleğen: Haşere kovucu özelliği de olan bu bitki, ağız kokusu ve baş ağrısı tedavisinde kullanılır. Frenk Soğanı: Kuzenleri olan soğan, sarımsak gibi kanserden koruyucu ve yüksek tansiyonu tedavi edici özelliği vardır. Dereotu: Bu bitki karın ağrısı ve bağırsak gazları için en etkili ilaçtır. Rezene: Mide rahatsızlıkları ve sindirim güçlüğüne iyi gelir. Maydanoz: Ağız kokusunun en büyük düşmanı olan klorofilin en büyük kaynağı olarak bilinen maydanoz, erkeklerde üretkenliği artıran çinko bakımından da oldukça zengin bir bitkidir. Kekik: Antiseptik ve mide rahatlatıcı olarak kullanılan timolun en büyük kaynağı olan kekik, kalp krizine neden olan kan pıhtılaşmalarının önüne geçer. Sarı kantoron: Depresyona karşı en etkili bitkisel ilaçtır.

Bu İçeriğe Ne Tepki Verirsiniz?