İlginizi Çekebilir

Çok Az İnsanın Yaşadığı Dünyanın En Issız Yerleri

Bazen tüm kalabalıklardan, şehrin gürültüsünden uzaklaşıp, kendimizi izole edeceğimiz bir yere gitmek isteriz. Keşfetme duygunuzu kamçılayacak kadar el değmemiş, çok insanın yaşadığı, hatta kitap yazmak bile isteyeceğiniz, temiz doğasıyla size hayranlık uyandıracak az nüfuslu, bol huzurun olduğu yerler mevcut. Nüfus oranları alıştığımızın çok uzağında, keşfedilmemiş noktaları oldukça fazla olan bu kasaba/köylerde mutlu olmak için çok sebep var. Bu gözden ve insandan ırak olan ıssız yerlerin bazıları tropikal iklimlere sahipken, diğerlerinde Arktik sıcaklıklar ve amansız çöller vardır. Yaşamak istediğiniz macerayı seçmek size kalmış! İşte dünyanın en ıssız yerleri😌.
Güney Atlantik’teki volkanik Tristan da Cunha adasında yalnızca dokuz farklı soyadı olan 258 kişi yaşıyor. Yerliler çoğunlukla İngilizce konuşuyorlar. Ayrıca İngilizce, Flemenkçe ve İtalyanca gibi lisanlardan türettikleri kelimelerle kendi lehçelerini oluşturdular. Dünyanın en ıssız yerleri arasında olan İngiliz Denizaşırı Toprakları’na en yakın ülke Güney Afrika’dır. Tristan da Cunha adasına ulaşmak için her yıl Cape Town’dan dokuz sefer yapan üç gemiden birine binmeniz gerekiyor. Ayrıca gemiye bindikten sonrasını 2.787 kilometrelik bir yolculuk takip ediyor.
Avustralya’nın en kuzey noktası olan Cape York, timsahlarla yüzen bir yarımadadır. Ancak spor yapmak ve balık tutmaya gitmek için harika bir yerdir. Arazi, turizm endüstrisini de yöneten beş yerli topluluğa aittir. Cape York, Cairns’ten arabayla yaklaşık 28 saat uzaklıktadır. Fakat bu yarım adaya giderken dört tekerlekten çekişi olan bir araç kiralama zorunluluğu vardır.
Bu uzak Rus kasabası, dünyadaki en soğuk yerleşim yerlerinden biri olarak biliniyor. Ortalama sıcaklığı -58 derece olan Oymyakon’da yaşayan 500 insan, günün 21 saatini karanlıkta geçiriyor. Orada mahsul yetiştirmek imkansız. Bu yüzden insanlar ren geyiği eti, donmuş balık ve makarnayla yaşıyorlar. Bu soğuk kasabaya ulaşmak birkaç gün sürebiliyor. Çünkü bu kasabaya uçuş yoktur ve Oymyakon’a en yakın uçuş yeri 900 km uzaklıktadır.
Dünyanın en ıssız yerlerinden biri olan Sable Adası, Kanada’ya bağlıdır. Şu anda adada sadece bir kişi bulunmaktadır. O da 40 yıldan uzun süredir bu adada tek başına yaşayan doğa bilimci Zoe Lucas’tır. Sable Adası’ını genç bir öğrenciyken ziyaret eden Zoe Lucas, buradaki vahşi atlara, kuşlara ve doğaya aşık oldu. Daha sonra adaya taşınmaya karar verdi ve 40 yıldan uzun süredir adada yaşıyor. Ada yaşamına çabuk adapte olduğunu belirten Lucas’a ihtiyaç duyduğu malzemeler haftada bir kez uçakla adaya getiriliyor.
Paskalya Adası’nın 900 ikonik heykeli, adanın 3.300 yerlisinden sayıca üstün değildir. Ancak adadaki insanların geçimini 900 heykel sağlıyor. Çünkü adanın ekonomisinin büyük bir çoğunluğunu turizm sağlıyor. Dünyanın dört bir yanından insanlar, adadaki heykelleri görmek için Şili’den 3.700 kilometrelik bir yolculuğa çıkıyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan heykellerin ne amaçla yapıldığı hala gizemini koruyor.
Pitcairn Adası, Yeni Zelanda’dan 5.310 km uzaklıkta bulunan ıssız bir adadır. Bu adaya şimdiye kadar hiç uçak ve helikopter inmedi. Bu yüzden oraya ulaşmak için minimum 32 saatlik bir deniz yolculuğu yapmak gerekiyor. Adanın ilk yerleşimcileri hakkında fazla bir şey bilinmemekle birlikte, “Bounty” adlı bir geminin Avrupalı ​​isyancıları, 1790’da adaya geldiklerinde taş tanrılar, mezar yerleri ve toprak fırınları olan bir Polinezya uygarlığının kalıntılarını keşfettiler. 2004’te altı yerli erkek, nüfusun üzerinde yıkıcı ve geniş kapsamlı etkileri olan bir cinsel saldırıdan suçlu bulundu . Bugünlerde Pitcairn Adası’na, devam eden skandaldan dolayı pek fazla turist gitmiyor.
Barrow’a giden hiçbir karayolu yoktur, şehre ulaşmanın tek yolu uçakla seyahat etmektir. Ayrıca Alaska’da yaşayanların büyük bir çoğunluğu kış aylarında 65 günü karanlıkta geçiriyor. Diğer yandan uzakta olması nedeniyle Barrow’da yaşam maliyeti yüksektir. Sadece bir kavanoz fıstık ezmesi bile 10 dolardır. Ayrıca insanlardan çok ren geyiği vardır.
1925 yılında T asiilaq ve Batı Grönland’dan yerleşimciler tarafından kurulan Ittoqqortoormiit, Grönland’ın diğer yerleşim bölgelerinden çok daha uzaktadır. O kadar uzak ki, havaalanından şehre gitmek için bir helikopter yolculuğuna ihtiyaç vardır. Nüfusu 345 olan kasaba, dünyanın en ıssız yerleri arasında bulunmaktadır. Burası soğuk ve izole bir tatil yapmak isteyenler için harika bir yerdir.
Hint Okyanusu’ndaki Kerguelen Adaları, Fransız Güney ve Antarktika Toprakları’nın bir parçasıdır. Bu adalar, Afrika’nın en güney kısmından 3.218 km uzaklıktadır ve ulaşım için yılda sadece dört gün deniz yolu seferi düzenlenir. Ayrıca Kerguelen Adası, “Issızlık Adası” olarak da bilinir ve çevresinde 3.800 km kare alana yayılmış olan 300 adacık vardır. Buzullarla kaplı Kerguelen Adaları, yılda 300 gün yağmur ve kar yağışı alır. Bu adalarda yaşayan insanların çoğu Fransız araştırmacılardır.
“Dünyanın Çatısı” olarak bilinen Changtang’ın rakımları 4.000 ila 9.000 fit arasında değişiyor. Ayrıca Tibet Platosu boyunca 1600 kilometrelik arazi, Changpa adlı göçebe bir halka ev sahipliği yapıyor. Diğer yandan bölgede kar leoparları da yaşıyor. Ayrıca buraya gidebilmek için birkaç bin dolar değerinde bir izin almanız gerekiyor.
İspanyolca “Yıldız Kasabası” anlamına gelen Villa Las Estrellas, spor salonu, kilise, devlet okulu ve hediyelik eşya dükkanıyla diğer küçük Antarktika kasabaları gibi bir Şili yerleşim yeridir. Tüm kıtadaki iki yerleşim yerinden biri olan Villa Las Estrellas, dünyanın en ıssız yerleri arasında bulunuyor. Ayrıca yerleşim alanlarının geri kalanında bilim adamlarının yaşadığı araştırma merkezleri vardır. Diğer yandan Antarktika’ya ulaşmak için başlangıç noktası Ushuaia olan iki günlük bir gemi yolculuğu yapmak gerekiyor.
Sokotra Adası, ejderin kanı ağacı sayesinde dünyadaki en ilginç görünümlü yerlerden biridir. Yemen’in Aden Körfezi’nde bulunan Sokotra Adası’nda 800’ün üzerinde nadir bitki türü bulunuyor. Ayrıca bu bitkilerin üçte biri dünyanın başka hiçbir yerinde yoktur. Bazıları ise biraz dünya dışı görünmektedir. Ancak garip şekilleri adanın tropikal çöl iklimine nasıl adapte olduklarını yansıtıyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Sokotra Adası’nda 40.000 insan yaşıyor. Ancak adadaki ilk yol 2011 yılında inşa edildi.
Coober Pedy “dünyanın opal başkenti” olarak bilinmektedir. Gem kalitesinde opal ilk olarak 1915’te orada keşfedildi ve opal madencilik endüstrisi, 3.500 kişilik küçük kasabayı sürdürmeye devam ediyor. Dünyanın en ıssız yerleri arasında yer alan şehir, Adelaide’den iki saatlik bir uçuş mesafesindedir.
Dünyanın en kuzeyindeki Norveç kasabası olan Longyearbyen, o kadar soğuktur ki oraya gömülmek yasa dışıdır. Çünkü cesetler donmuş toprağa karışmamaktadır. Bunun yerine, cenazelerin gömülmek üzere ana karaya götürülmesi gerekmektedir. Ayrıca evlerin, yazın üst toprak eridiğinde kaymaması için ayaklar üzerine inşa edilmesi zorunludur.

Bu İçeriğe Ne Tepki Verirsiniz?