İlginizi Çekebilir

Ekşinin En Güzel Hali: Vişnenin Faydaları Nelerdir?

Kompostosu, reçeli, suyu ekşimsi lezzetini tatlıyla bir araya gelerek ağızlarda mükemmel bir tat bırakan nadir meyvelerdendir vişne. Kirazın ekşi kardeşi olan vişneyi hepimiz farklı şekilde tüketmeyi seviyoruz, kimimiz kompostosunu yaparız, kimimiz reçelini ama biz onu en çok da yemeliyiz, belki ekşimsi tadından dolayı pek tercih etmiyorsunuz ama faydalarını öğrendikten sonra yüzünüzün buruşmasına bile razı olacaksınız. Çünkü vişnenin en güzel hali en faydalı hali onu yemektir. Hadi o zaman vişne yemenin faydalarına hep birlikte göz atalım. 
Bol miktarda sahip olduğu antioksidan özelliği sayesinde vişne, vücuda giren mikroplarla mücadelede oldukça başarılı olan meyvelerden. Bu da bağışıklık sistemini güçlendirmesini sağlıyor. Dolayısıyla bize bol bol vişne yiyip hastalıklardan ağız tadıyla korunmak kalıyor.
Vişne yemek, melatonin hormonlarımızı harekete geçiriyor. Melatonin hormonu da vücudunuzda tam bir antidepresan görevi görüyor. Hatta bizim "mutluluk hormonları" dediğimiz endorfin ve serotonin gibi melatonin de tam bir mutluluk kaynağı. Aklınızı ve bedeninizi stresten uzaklara götürmek için tatile çıkmanıza hiç gerek yok anlayacağınız, alın vişnelerinizi, bir yandan reçel yapın bir yandan taze taze yiyin. Kafanız rahat etsin, huzurla uyumanın tadını çıkarın.
Vişneyi her ne kadar kiraza benzetmeye bayılsak da aslında kendisi bazı yönleriyle kirazdan çok daha faydalı. Mesela, kiraz da dahil olmak üzere birçok meyveye göre vişnenin içinde çok daha az şeker bulunuyor. Bu da vişne yerken daha az şeker ve daha az kalori almamızı sağlıyor.
Vişnenin içinde belki de adını ilk kez duyacağınız antosiyanin adlı bir madde bulunuyor. Bu madde sayesinde rengini alan vişne, sadece rengini almakla da bırakmıyor antosiyanini. Ondan sonuna kadar faydalanıp kanserli hücrelerin oluşmasını sonuna kadar engellemeye çalışıyor. Var gücüyle verdiği bu mücadelede gülen tarafın antosiyanin ve vücudunuz olmasını istiyorsanız siz de olabildiğince ama aşırıya kaçmadan taze vişne tüketmeye özen göstermelisiniz.
Vişnenin içinde bulunan potasyum, kanın akışını düzenli bir şekilde sürdürmesini sağlıyor. Bu da pıhtılaşma, damar tıkanıklığı gibi sorunların önüne geçmede oldukça etkili oluyor. Sağlıklı damarlar, sağlıklı bir kalp ve normal seviyelerde seyreden bir tansiyonla biz de hayatımıza misler gibi sağlıklı bir şekilde devam ediyoruz.
Vişnenin antioksidan özelliği böbreklerimiz üzerinde de oldukça olumlu etkilere sahip. İdrar sayesinde vücuttan atabildiğimiz ürik asit, antioksidanların vücutta görmeye tahammül bile edemediği zararlı bir madde. Dolayısıyla vişnedeki antioksidanlar böbrekleri korumak ve düzenli çalışmaya devam etmesini sağlamak için idrar söktürücü bir etki yaratarak ürik asidi vücuttan dışarı atıyor.
Vişnenin antioksidan özelliği var dedik, vücudu temizlemek için canla başla çaba sarf ediyorlar dedik. Sadece idrar söktürmekle kalır mı sandınız? Elbette vişne, bu özelliği sayesinde bağırsakların da can dostu oluyor. Düzenli çalışan bağırsaklarda da kabızlıktan eser kalmıyor.
Vişnenin küçücük cüssesiyle neler yapabildiğine her maddede ayrı bir şaşırırken göz sağlığına da iyi geldiğini öğrenince iyice aşık olduk bu minnoş meyveye. Hiç bilmesek de vişne aslında A vitamini açısından oldukça zengin bir meyveymiş meğer. Hepimizin malumu olduğu üzere A vitamini de göz sağlığı açısından oldukça fayda sağlıyor bize. Yaşlılıkla birlikte kendini göstermeye başlayan katarakt gibi hastalıklardan da koruyor gözleri üstelik.
Düşük şeker oranına sahip olduğunu söylediğimiz ve az kalorisi olduğunu öğrenince pek bir sevindiğimiz vişne, tüm bu özellikleri sayesinde karaciğerin yağlanma sorununa da iyi geliyor. Antioksidanlar da devreye girince karaciğerimiz mutlu, biz mutlu.
Cildi nemlendirme konusunda tam bir güzellik uzmanı sayılabilecek vişne, bu da yetmezmiş gibi toksinlere hiç tahammülü olmaması nedeniyle de vücudumuzun sağlıklı olmasını sağlıyor. Toksin denen ve cildin çabuk yaşlanmasına neden olan zararlı maddelerden arınan ve nemlenen cildimiz, vişne sayesinde hem ışıl ışıl oluyor hem de yaşlanmayı yavaşlatıcı bir etki yaratıyor.

Bu İçeriğe Ne Tepki Verirsiniz?