İlginizi Çekebilir

BM'den Kırmızı Alarm: İklim Raporu Tespitlerinde Yer Alanlar

İnsanların fark edemediği ufak değişiklikler bile doğanın dengesini sarsmaya yeterken günümüzde insanların rahatlıkla gözleyebileceği değişiklik. Örneğin 20 yıl önce Ankara'da diz boyu kar olurdu, bir kaç sene önceye kadar kar Ankara'ya yağar İstanbul'da yaşayanlar "biz de kar isteriz" diye söylenirdi, oysa son bir kaç senedir Ankara kelimenin tam anlamıyla kururken, istanbul her geçen yıl daha yoğun şekilde karla karşılaşmaktadır. Maalesef sanayileşme, kentleşme ve diğer beşeri etkenler sebebiyle iklim krizi oluştu. İklim değişikliği tarihine baktığımızda bilim insanlarının, insan faaliyetlerinin tüm gezegenimizin iklimini değiştirebileceği konusunda bizleri ikna etmek için neredeyse bir yüzyıl boyunca araştırma yaptıklarını ve veri topladıklarını görüyoruz. Bilim insanları küresel ısınmanın ve dolayısıyla neden olduğu iklim değişikliğinin çoğunlukla insan elinden çıktığı ispatlanmıştır. 1750 yılından bu yana atmosferdeki co2 konsantrasyonunu % 30 artırarak tavanlara sıçratmışız. Nitekim tarihin eski zamanlarından, günümüze kadar, hükümetler de iklim değişikliği konusunda bazı önlemler almaya başladı, fakat bu önlemler için maalesef çok geç kaldık... Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı bilim insanlarının yaptığı son çalışmada, insanlığın iklim üzerindeki zararlı etkisinin “gerçek” olduğu kaydedildi.  İnsanlık küresel ısınmaya sebep oluyorken, doğaya bu kadar zarar veriyorken elbette dünyaya hiçbir şey olacağı yok. O kendi iç dengesini sağlayıp, bizsiz de yoluna devam edecektir; son, bilmem kaç milyondur yaptığı üzere... Gelelim BM'nin insanlık için kırmızı alarm dediği rapora; Rapora göre, sera gazlarının atmosfere salımının devam etmesi sonucu yaklaşık 15 yıl içinde önemli bir sıcaklık sınırı aşılabilir. Raporda ayrıca, bu yüzyıl sonunda deniz seviyelerinin 2 metreye kadar yükselebileceğine dikkat çekiliyor. Detaylara birlikte bakalım.

Dünya’nın iklim ve hava şartlarında yaşanan uzun vadeli değişikliklere iklim değişikliği adı veriliyor. Geçmişte, insan faaliyetlerinin küresel iklim değişikliği konusunda etkili olabileceğini gösteren olaylar yaşandı.

Bu olaylar sonucunda ise Dünya şu anda iklim kriziyle karşı karşıya.Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı bilim insanlarının yaptığı son çalışmada, insanlığın iklim üzerindeki zararlı etkisinin “gerçek” olduğu kaydedildi

Araştırmanın büyük etki yaratması bekleniyor. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) bu önemli değerlendirmesi, “Siyasetçiler için özet” olarak bilinen 42 sayfalık bir belgede yer aldı

IPCC; Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli, iklim değişikliği ile ilgili bilimsel çalışmaları değerlendirmek için 1988’de kurulmuş bir BM organı.

IPCC’nin belgesinde vurgulu bir şekilde “insan etkisinin atmosferi, okyanusları ve toprağı ısıttığı kesindir” ifadesi yer alıyor;

IPCC raporundan veriler:

  • Dünya yüzeyinde sıcaklık, 2011-2020 arasında 1850-1900 arasındakinden 1,09 °C daha yüksekti
  • Son beş yıl, 1850’den bu yana kaydedilen en sıcak dönem oldu
  • Son zamanlarda deniz seviyesindeki yükselme oranı, 1901-1971 ile karşılaştırıldığında neredeyse üç katına çıktı
  • 1990’lardan bu yana buzulların küresel olarak erimesinin ve Arktik deniz buzundaki küçülmenin en önemli itici gücü, “büyük olasılıkla” (% 90) insan etkisi
  • Sıcak hava dalgaları da dahil olmak üzere aşırı sıcakların 1950’lerden bu yana daha sık ve yoğun hale geldiği, soğuk olayların ise daha az sıklıkta ve daha az şiddetli hale geldiği “neredeyse kesin”

Bu yeni rapor, bugüne kadar insanlar olarak gezegenimize yaptıklarımızın; yüzyıllardan bin yıllara kadar sürecek bir zaman dilimlerinde geri dönüşü olmayacak şekilde değişimlere yol açtığını ortaya koyuyor

Okyanuslar ısınmaya devam edecek ve daha asidik hale gelecek. Dağ ve kutup buzulları on yıllar veya yüz yıllar boyunca erimeye devam edecek. Deniz seviyelerinin yükselmesi konusunda, bilim insanları farklı emisyon seviyeleri için olası bir aralık model, belirledi. Bununla birlikte, bu yüzyılın sonuna kadar yaklaşık 2 metrelik bir artışın göz ardı edilemez olduğu kaydediliyor, 2150 yılına kadar 5 metrelik bir artış da öyle. Bu tür sonuçlar, pek olası olmasa da, 2100 yılına kadar kıyı bölgelerindeki milyonlarca insanın sel tehdidi altında yaşamasına neden olacak. Raporun önemli bir yönü, beklenen sıcaklık artışı oranı ve bunun insanlığın güvenliği için ne anlama geldiği.

İklim değişikliği gelecekte nelere sebep olabilir?

  • Tüm emisyon senaryolarına göre sıcaklıklar 2040 yılına kadar 1850-1900 seviyelerinin 1,5 °C’nin üzerine çıkacak
  • Değerlendirilen tüm senaryolarda, Kuzey Kutbu’nun 2050’den önce en az bir kez Eylül ayında neredeyse buzsuz olması muhtemel
  • 1,5 °C’lik ısınmada bile “tarihsel kayıtlarda benzeri olmayan” bazı aşırı iklim olayları artan bir şekilde meydana gelecek
  • Yakın geçmişte yüzyılda bir kez meydana gelen aşırı deniz seviyesi olaylarının 2100 yılına kadar gelgit ölçüm konumlarının yarısından fazlasında en az yılda bir kez meydana geleceği tahmin edilmekte
  • Birçok bölgede yangın havalarında muhtemelen artış olacak

Peki düzeltmek için ne yapılabilir?

Bu rapor, ısınmanın olumsuz taraflarına daha fazla odaklansa da, bilim insanlarına göre küresel karbon salımları 2030 yılına kadar yarıya indirebilir. Bu yüzyılın ortasına kadar net sıfır emisyona ulaşabilirsek, sıcaklıklardaki artışı durdurabiliriz ve trendi muhtemelen tersine çevirebiliriz. Bilim insanları bu konuda da umutlu. Net sıfır emisayona ulaşmak için, temiz teknolojiyi kullanarak sera gazı emisyonlarını mümkün olduğunca azaltmak, ardından kalan salımları karbon yakalama ve depolama teknolojileri kullanarak etkisiz kılmak veya ağaç dikerek bu salımları emmek gerek. İngiltere’deki Leeds Üniversitesi’nden, raporun yazarlarından Profesör Piers Forster, “Daha önce, net sıfır emisyondan sonra bile sıcaklıkların artmaya devam edebileceği düşünülüyordu” dedi ve ekledi:
“Ama şimdi doğanın bize karşı nazik olmasını bekliyoruz ve net sıfır emisiyona ulaşabilirsek, daha fazla sıcaklık artışının meydana gelmeyeceğini umuyoruz ve eğer net sıfır emisyona ulaşabilirsek, sonunda bu sıcaklık artışının bir kısmını tersine çevirip biraz soğuma elde edebiliriz.”   Kaynak: 1

Bu İçeriğe Ne Tepki Verirsiniz?