Sağlık

Diş Bakımında Doğru Bildiğimiz Yanlışlar

Diş bakımı ve temizliğinin tarihi çok eskilere dayanıyor. Öyle ki ilk zamanlarda diş temizliğinin esası ‘’aşındırma’’ temeli üzerine kuruluydu ve uzun bir süre böyle devam etti. Antik çağlarda dişler için tam olarak hangi içeriğin kullanıldığı tam olarak bilinmiyor. Ancak yapılan araştırmalar, antik Mısırlıların M.Ö. 5000-3000 yıllarında ağız kremi geliştirdiğini gösteriyor. Bu kremin içinde; öküz toynağı, reçine, yumurta kabuğu parçacıkları, sünger taşı tozu ve su bulunuyordu. İlk gerçek diş macunu önce toz şeklindeydi fakat zamanla yapısına su eklendi. Tahmin edeceğiniz üzere tadı korkunçtu ama dişlerdeki kötü parçacıkları temizliyordu. Daha sonra bu toz karışımına kırılmış kemikler ve istiridye kabukları gibi daha fazla aşındırıcının eklendi. Temizleyici etkisi daha fazla oldu, ama tadı berbat. Buna daha fazla dayanamayan Romalılar ağız kokusunu alması ve daha iyi bir tat bırakması için tatlandırıcı eklemeye başladı ama bildiğiniz tatlandırıcılar gibi değil, çok az tozlaştırılmış kömür ve ağaç kabukları. Çin buna daha fazla dayanamayarak gerçek tatlandırıcının bu olmadığını düşünüp zencefil, nane ve tuz kullanarak yeni tatlandırıcılar yapar ve uzun bir süre diş macunu yapısı bu şekilde kalır. 1914’te ise başka bir içerik bulunmuş; florür. Sodyum lauryl sülfat gibi daha sentetik içerikler ve tatlandırıcılar ekleniyor. Ayrıca 1950’lerin sonu ve 1960’ların başında florür içerikli diş macunları bir standart halini alıyor. Ve zehirlenmeye başladık… FLORÜRÜN ZARARLARI 1- Florürün vücutta birikme özelliği var. Aşırı alındığı zaman florürün % 40-50’si vücutta özellikle kemiklerde ve beyinde birikiyor ve “florozis” denilen toksikasyona neden olabiliyor. 2- Florür beyinde biriktiğine, davranış değişikliklerine, IQ düşüklüklerine yol açabiliyor. 3- Florürün belirli bir düzeyin üzerinde alınması, tiroit hormonunda azalmaya yol açabilir. 4- Florür kemiklerde biriktiğinde, “skeletal florozis” adı verilen romatizma benzeri bir rahatsızlık ortaya çıkıyor. Erişkinlerde florürün kemikte birikimi % 10 civarındayken çocuklarda % 50’ye çıkabiliyor. Biyobirikim, belirli bir kimyasalın vücutta birikme eğilimine verilen teknik isim. Florür, biyobirikimli kimyasalların arasında. Sağlıklı bir kişi, her gün aldığı florürün %50 – 60’ını idrar yoluyla vücudundan atıyor. Geri kalanıysa kemiklerde ve beyinde birikiyor. Bebek ve çocuklarsa aldıkları florürün sadece %20’sini vücuttan atabiliyor. Kemiklerde biriken florür miktarı hayat boyu artış gösteriyor. Florürün merkezi sinir sistemi için zararlı olduğunu belgeleyen onlarca araştırma var. Florürün beyinde biriktiğine, davranış değişikliklerine yol açabildiğine ve uzun vadede Alzheimer hastalığına yol açabildiğine dair bulgular var. Çin, İran, Hindistan ve Meksika’da yapılan 24 ayrı çalışmada, vücuttaki florür miktarıyla IQ arasında ters bağıntı olduğu ortaya konmuş. İçme suyundaki 1 mg/lt. florür artışının, 0,59 IQ puanı kaybına yol açtığı bulunmuş. Ve daha birçok zararları olan bu maddeleri maalesef bilinçsizce her gün vücudumuza alıyoruz ve çoğunu atamıyoruz. Bu yazımızda kullandığımız macunların zararlarını anlatmaya çalıştım bir sonraki yazımızda ise doğal yollarla bu kimyasallar olmadan nasıl diş temizliği yaparız onu konuşacağız.

İlgili Haberler

Hakkımızda

Seni Sen Yapan Değerlere Dönüş Hareketi