İlginizi Çekebilir
Doğala Doğru

Sporcu Aileleri Nasıl Davranmalı

Doğala Doğru
Bugüne kadar hep spor yapan kişilerin neler yapması gerektiğinden ve ya ailelerin dikkat etmesi gereken şeylerden bahsettik. Bu yazımızda aile konusunda biraz derine ineceğiz. Aileler, antrenmanda veya maç esnasında genellikle sadece kendi çocuğuna odaklanır. Sevgili veliler çocuğumuz çok iyi bir oyuncu da olmayabilir. Yani top sürekli bizim çocuğumuzda olmayabilir. Ön planda olan sporcu başka birisi de olabilir. Velilerimiz böyle durumlarda çoğu zaman tabiri caizse küsüyorlar. Oyuna, hocaya, kendi çocuğuna küsüyor. Bu davranış hem veliyi spordan soğutuyor hem de çocuğu korku içine sürüklüyor. Acaba anne baba tarafından bir tepki görecek miyim? Diye. Daha önceki yazılarımda da belirttim ben basketbol koçuyum ve kendi yaşadığım olaylardan örnek vermeyi de çok seviyorum. Bu konuya tam uygun iki veli profilini birebir yaşadım ve sizlere aktarmak istiyorum. Bir müsabakada beşinci sınıf öğrencilerinin maçında çocuğu çok iyi oynayan bir aile arkada konuşmalarını duyuyorum. ‘bizim oğlan çok iyi oynuyor gerçekten ama çok bencil oynuyor diğer oyunculara da pas vermeli. Maçı kazanmak için de olsa bu kadar bencil olmamalı’ çok hoşuma gitti. Veli çocuğunun tek taraflı gelişimini değil hayatının her anındaki gelişmesini önemsiyor. Maçta bencil olursa diğer yerlerde de bencillik yapabilir diye düşünüyor. Bence harika bir örnek veli profili. Başka bir maçta çocuğu çok aktif olmayan sporcumun velisi daha aktif olan çocuk hakkında ‘top sürekli onda bizimkilere top vermiyor ki verse bizimkiler de oynayacak hocam müdahale et, çocuğu oyundan çıkar gerekirse onun yüzünden bizim çocuğumuz oynayamıyor’ diye bir konuşma yaptı. Şaşırdım çünkü beklemediğim bir insan ve demek ki dedim içinde bastırılmış duyguları bunlar. Bu iki veli profilinin şimdi siz gözünüzde canlandırın. Ve kendinizi onların yerinde düşünün. Ama samimi bir düşünce olsun. Siz hangisi olurdunuz. Mükemmeliyetçi bir aile olabilirsiniz ama spor bunu kaldırmaz sayın veliler. Spor kendi çocuğunu savunurken başkasının çocuğunu yermenizi kaldırmaz. Bu tavrınız herkesi sizin karşınıza geçirir. Benim bir sözüm vardır ‘başka çocukların başarılarına da sevinen ailelerin hastasıyız’ derim her veli toplantısında. Gerçekten durum bu kadar mühim ve önemli. Biz bu tavrımızı bir de çocuğun yanında gösterirsek durduk yere iki arkadaşı birbirine düşman bile edebiliriz. Sizin sözünüzle çocuk antrenmanda veya maçta arkadaşına tepki gösterebilir ve kavga dahi edebilirler. Sonra düşünürsünüz öylece bu çocuk neden kavga ediyor diye. Unutmayın her çocuk sizin gibi birilerinin evladı. Kendi çocuğunuza nasıl davranıyorsanız, kendi çocuğunuz için neler hissediyorsanız müsabaka esnasında diğer çocuklar için de aynı duyguları düşünün. Çünkü onların tek gayesi takım halinde başarı elde etmek. Çocuklar o başarıyla mutlu olacakken siz kişisel başarıya odaklanırsanız çocuğunuzu da motivasyon olarak dibe çekersiniz. Aynı şekilde rakip takım oyuncuları için de aynı duyguları beslemeliyiz. Görünüşte onlar rakip ama nihayetinde hepsi çocuk. Bu yüzden güzel bir hareket yaptıklarında onları alkışlayın. Rakip takımdan biri yere düştüğünde çocuğunuza arkadaşına elini uzat yerden kalkmasına yerden et deyin. Bu sözlerinizde ve hareketlerinizle bir ebeveyn olarak herkesin taktirini toplayacaksınız ve diğer veliler de sizden görüp aynı şeyleri yapmaya başlayacaklardır. Bu şekilde bir zincir oluşacak ve her veli her çocuğa saygı ve sevgi çerçevesinde bakacaktır. Ortaokul kategorisinde bir müsabaka yapıyoruz ve maç çok çekişmeli geçiyor. Durum öyle olunca çocuklar da birbirlerine sataşıyorlar. Hocalar olarak biz her ne kadar müdahale etsek te çocukları sakinleştirmeye çalışsak ta çocuklar işte ufak ufak atışmalar oluyordu yine abartmadan. Maçın kritik bir anında rakip takım oyuncunun velisi hakemin bir kararına kızıp kendi oğluna faul yapan benim oyuncuma tribünden başladı bağırıp çağırmaya. Direk çocuğa bağırıyor. Ben çok kızıp kendimi tutamam tepki veririm derken bir başka veli hemen araya girdi ve onların arkadaş olduğunu ve bunun sadece bir oyun olduğunu anlatmaya çalışıp sakinleştirdi ve ortalık yatıştı. Aynı olayda iki güzel örnek. Biri olmaması gereken biri de tam görmek istediğimiz hareket. Takımdaki herkesin tek amacı var ve lütfen tribündeki herkesin de tek amacı olsun. Çocuğunun mensubu olduğu takımın kazanması. Oğlumuz daha pasif bir oyuncuysa biz daha aktif olan bir sporcuyu alkışlayabilelim. Ya da oğlumuz aktif biriyse takımda bu sefer de diğer arkadaşları için de bir şeyler yapması konusunda onu uyarabilelim. Bencillik yapmaması gerektiğini ve çok iyi oynamakla bencillik arasındaki ince çizgiyi ona aktarabilelim. İşte o zaman hem hocanın hem diğer velilerin hem de tüm sporcuların saygısını ve sevgisini kazanırsınız. Tüm çocukları sevelim, tüm çocuklara, tüm velilere ve hocaya saygı duyalım. Kritik maçlarda çocuğunuz az süre alabilir. Bunun için hocaya kızmayın çünkü bir amaç var. Ve bu amaca ulaşmak için bazen bazı çocuklar az oynar bazıları çok oynar. Sadece saygı duyun. Özellikle küçük yaş gruplarında sürekli olmaz bu. Sezonda 20 maç oluyorsa belki 2 ya da 3 maçta çocuğunuz süre almayabilir. Onun haricinde tüm maçlarda tüm çocuklar oynasın fazlaca süre alsın diye hoca çabalar durur emin olun bundan. Ve yine tekrarlıyorum ‘başka çocukların başarılarına da sevinen ailelerin hastasıyız’.

Bu İçeriğe Ne Tepki Verirsiniz?