İlginizi Çekebilir

Granül Kahve Sağlığa Zararlı Mı?

Granül kahve, diğer bir adıyla da hazır kahveler, hatta bizim bildiğimiz türden nescafe olarak bilinen kahvelerdir. Geleneksel kahve tüketim yöntemlerinden farklı olarak özelliği suda tamamen çözülmesidir. Tarihçesine baktığımızda ise özellikle Dünya Savaşları’nda askerlerin ayık ve dinç kalması gibi gereksinimler ilk olarak hazır kahvenin yükselişini fişeklemiş, bu dönemlerde çoğu reklam afişlerinde askerlere yer verilmiş hatta. Sıcak suyla buluşan granül kahve çeşitleri, odaya yaydığı enfes koku sayesinde herkese artık kahve içme saatinin geldiğini hatırlatır. Fincandan alınan bir yudum kahveden sonra, vücudunuz yavaş yavaş uyanır ve ihtiyacınız olan enerji depolandığını hissedersiniz, ama elbette herkes Vedat Milor olmak zorunda değil şu hayatta ama granül kahvenin sık tüketimi, kahve konusunda gelişmemiş bir damak tadına işaret eder. Kimisi granül kahvenin lezzet dezavantajlarının farkındadır ama sunduğu avantajlara yenik düşmüştür. Kimya alanında başarı sağlayan Satori Kato tarafından Chicago’da üretilen granül kahve; ilk kez New York‘taki Pan-Amerikan Fuarı‘nda halka sunulmuş ve tanıtılmıştır. 1938 senesinde ünlü bir kahve firması tarafından içecek sektöründe yerini alan granül kahve, günümüzde hala kolay hazırlanma avantajı sayesinde herkes tarafından sevilen sıcak içeceklerden biri haline geldi. Granül kahve kurutma yöntemine göre dondurarak ve sprey kurutma yöntemi olarak ikiye ayrılır. Kurutma yöntemlerinden biri olan sprey kurutma yöntemi kahvenin demlenmesi kadar anlık olan bir kurutma yöntemidir. Kahve büyük bir haznenin içine yerleştirilir ve sıcak hava haznenin içine püskürtülür. Sıcak hava damlacıkları düştükçe haznenin içerisinde bulunan hava buharlaşır. Kahvenin kuru kristalleri dibe düşer. Böylece granül kahve elde edilir. Bir diğer kurutma yöntemi olan dondurarak kurutma yöntemi diğer yönteme göre kahvenin aromasını daha fazla korur. Kahve -40°C'de hızla dondurulur. Dondurulan kahve bir hazneye yerleştirilir, haznede bir vakum oluşturularak hazne ısıtılır. Dondurulmuş kahve ısındıkça, donmuş su süblimasyon adı verilen bir işlemle hızla genişler. Süblimasyon işleminden sonra geriye kalan kuru kahve taneleri, istenilen granül kahvedir. 

 

 

Granür Kahve Nasıl Demlenir?

Lezzetli bir granür kahve deneyiminde bulunmak için öncelikle bardağa suyu değil kahveyi ilave ederek başlıyoruz. Bardağa kahveden önce eğer su ilave edilirse kahve suyun içerisinde erimez ve suyun üzerinde yüzer. Bu yüzden bardağa önce ilave edilen kahve üzerine yüksek bir yerden dökülen su ile demleyin. Bu sayede kahvenizde farklı bir aroma tadı olacaktır. Önce kalan suyun bardağa eklenmesiyle kahvenin su üzerinde yüzdüğünü kendi gözlerinizle görebilirsiniz. Peki, granür kahve nedir? 

Granür Kahve Nedir Avantajı? Bu sorunun cevabını vermek oldukça kolay, bir tatlı kaşığı kahveyi bir fincan kaynamış suya at, olsun bitsin, iyi kahve demlemek gibi bir know how'a ihtiyaç duymazsınız...Ayrıca kahve tüketiminden sonra telve temizlemek gibi dertlerle uğraşmazsınız, fakat; kahvenin tadı öyle olmaz, granül kahve çok çok sınırlı bir damak tadı vadeder. Koku, gövde, asidite ya da tattan sonra gibi has kahveye ilişkin değişkenler anlamını yitirir, elde edeceğiniz tek şey ise yegane şey kafein şoklamasıdır. Şimdi gelelim asıl konuya granür kahveler sağlığa zararlı mı? Aratırma yapmadan önce bu konuda ben öyle olduğuna emindim ama okuduklarımdan sonra kafam karıştı. İnternet öyle bir şey ki bir grup bir şey hakkında sağlığa zararlı derken, diğer bir grup ise sağlığa yararlı diyor, bu yüzden oldukça aklım karıştı, nihayetinde işlenmiş kahve olduğu için zararlı olduğunu düşünüyorum... Mesela okuduğum yabancı makalede granül kahvenin diğer kahve türlerine göre daha sağlıklı olduğunu iddia ediyor, nedeni ise; Hollanda'daki bilim adamları son zamanlarda diğer kahve türlerinde kandaki tehlikeli yağ seviyelerini yükselten cafestol ve kahweol olarak bilinen yağlı kimyasallar içerdiğini keşfetmişler. Granüllerin taze öğütülmüş kahvede bulunan zararlı "yağlı cisimleri" içermemesi olarak gösterilmiş. Bu sayede kardiyovasküler sağlık üzerinde bir risk oluşturmuyormuş. ayrıca filtre kahveye göre %50 daha az kafein içeriyormuş. İlginç olan ise en zararlı olarak Türk kahvesinin gösterilmesi, sebebi ise yüne yukarıda yazdığım gibi filtrelenmediği için çok yüksek miktarda zararlı cafestol ve kahweol içermesi.

Şimdi gelelim okuduğum başka bir yabancı kaynaktaki bilgiye;  Kaynakta yazan bilgiye göre granül kahvenin daha az kafein içerdiği bilgisini kabul ediyor, fakat daha az kafein içermesini risk olarak görüyor. Daha az kafein içerdiği için granül kahvenin haddinden fazla tüketimi ihtimali artıyor, bu da kişilerde asabiyet, hafakan ve uykusuzluğa sebep oluyor, ayrıca şöyle bir bilgide veriyor, granül kahveler  demir emilimi üzerinde de doğrudan etkili. Yemek sırasında veya yemekten 1 saat sonraya kadar içilen hazır kahve demir emilimini çok ciddi oranda düşürüyor (kahvenin ne kadar sert olduğuyla orantılı biçimde veriyor burada). Yemekten 1 saat önce alındığında ise demir emilimine etkisi olmuyor. Granül kahvenin üretilmesi ve işlenmesi sırasında ortaya acrylamide diye bir kimyasal bileşen ortaya çıkıyor. Gıdalar 120 derecenin üstünde ısıtıldığında ortaya çıkan bir kimyasal da 2002'de keşfedilmiş. Araştırmalarda bunun da hayvan testlerinde kanserojen olduğu ve nörotoksisite ile ilişkilendirildiği ortaya çıkmış. Verilen bilgiye göre de ayrıca kadınlarda yumurtalık ve endometriyal kanser risklerini artırdığı bulguları var. Granül kahvelerde oxalates isimli bir organik asit de içeriyor, bu asit de hiperoksalüri (idrar oksalatı) hastalarına oldukça zararlı.

E, tabii konu granül kahveler olunca bir çok farklı kaynaktan bilgiler edindim, dolayısıyla kafam oldukça karıştı. Okuduğum başka bir kaynakta ise; Acrylamide olarak bilinen potansiyel olarak zararlı bir kimyasal ile ilgilidir.  Bu kaynak  acrylamide risklerini teyit ederken ayrıca bu kimyasalın sinir hasarı yapabileceğini ekliyor. hazır kahvelerde geleneksel kahvelere oranla bu maddenin miktarının çok daha fazla olduğunu söylüyor.2013 yılında yapılan bir araştırmaya göre, hazır kahve, taze kavrulmuş kahvenin iki katı kadar akrilamid içerebildiği yönünde. Ek bilgi olarak; bu kaynakta da Türk kahvesinden uzak durulması gerektiğini söylüyor; özellikle yüksek kolesterol ve ailede kalp hikayeleri varsa.

 

Tüm bu bilgilere dayanarak özet olarak şunu söylemem gerekiyor ki; asıl zehir ne kadar dozda tükettiğinizde, mesela günde 1 ya da 2 fincan kahve tükettiğiniz sürece tüm sağlık riskleri her gıda için azalıyor. Fakat okuduğum bilgilerde  Türk kahvesinin en zararlı kahve olduğu bilgisi benim için şaşırtıcı ve moral bozucu oldu 😥. Elbette yukarıda bulduğum ve sizlere aktardığım bilgiler sade hazır kahve için geçerli, süt tozları ya da 3'ü 1 arada çözümleri çok daha zararlı, ellerinde meşale gibi dolanan o malum meşhur firmanın bin bir türlü kahve çeşitlerini söylemiyorum bile. Yani kısacası kahve tüketecekseniz eğer aşırı doza kaçmamanız ve mümkünse hazır paketlenmiş farklı türden kahveleri tercih etmemeniz.

Sade kahve tüketmeniz en iyisidir, diğer kahvelerde ya da satın aldığınız paketli kahvelerde eklenen şeker , yağlar ve kimyasallar aromalı 3'ü 1 arada kahve gibi hazır kahve ürünlerini sağlığınız için kötü hale getirebilir. Eklenen şeker, kilo alımına neden olabilecek kalori ekler. 3'ü 1 arada kahvede de sadece kahve içeren ürünler bulunduğunu unutmayın; ne içtiğinizi öğrenmek için mutlaka etiketleri okuyun siz de göreceksiniz ki içlerinde kahve harici bütün zararlı kimyasallar var. İlave şeker, yağ ve kimyasallarla ilgili uyarı, önceden karıştırılmış kahve içecekleri için de geçerlidir. Hazır kahveyi seçerseniz, kahveye gidin ve katkı maddelerden uzak durun, kahvenize ekleyeceğiniz bir damla süt veya krema gayet iyi bir seçenek olacaktır.

Bu İçeriğe Ne Tepki Verirsiniz?