Yaşam

İvaz Dede'nin Düşündürdükleri

Ankara’nın tarih kokan ilçesi Beypazarı’na gittiğimde beni en çok etkileyen bir tepeden şehre bakan ve şehrin de onu sessizce andığı birisi oldu.

Çoğu için sadece bir mezarlık, kimilerine göre ulu bir velinin makamı… Peki halkbilimci için neyi ifade eder bir evliya mezarı? Kutsal mıdır? Onu kutsal kılan şeyler nelerdir? Belki de hiç yaşamamış ya da var olsa bile diğerlerinden hiçbir farkı olmayan ya da mezarı diye dua edilen yerde gömülü olmayan birinden söz etmenin mahiyeti nedir?

Halk arasında “veli, ermiş, mübarek, evliya” gibi sıfatlarla anılan kişilerin mezarları ve bu mezarların ziyareti sırasında şekillenen birtakım inanç ve pratikler, Anadolu halkının inanç sistemini ve halk kültürünü incelemek adına önemli veriler sunmaktadır. Anadolu’nun birçok yerinde, yaşarken keramet sahibi olarak görülmüş kişinin mezarı bulunmaktadır. Bu mezarlar, diğer mezarlardan farklı bir şekilde korunmaktadır. Bu kişilerin ölümlerinin ardından halk arasında dilden dile dolaşan çeşitli efsaneler ve anlatılar üretilmiştir. Bu yolla o kişinin kutsallık derecesi daha da arttırılmaktadır. Halk da bu sayede onun yüceliğine ve keramet sahibi birisi olduğuna, daha çok inanmaktadır. Genellikle “yatır” olarak tanımlanan velilere ait bu mezarlara insanlar birçok ihtiyaç için gitmektedirler.

Anadolu’nun pek çok köşesinde olduğu gibi Ankara’da ve Beypazarı’nda da yatır ve ziyaret inancı halk arasında önemli bir yere sahiptir. Beypazarı ilçesinin merkezinde bulunan “İvaz Dede Ziyaret Yeri” Beypazarı halkının önemli inanç merkezlerinden biridir. Hem ilçede yaşayan hem de çevre il ve ilçelerden gelen birçok kişinin,  karşılaşılan kötü durumların giderilmesi için sıklıkla burayı ziyaret ediyor olmaları ve burada birçok inanç ve pratiğin gerçekleştirilmesi bu yatırın önemini göstermektedir.

Halk arasında Ayvaşık Dede olarak da bilinen İvaz Baba, ziyaret ve adak yeri bir tepenin dik yamacı üzerinde zirveye yakın ve Beypazarı'na hâkim ve etrafı üç yandan gören bir yerde bulunmaktadır.

Yan yana duran horasan harçlı taş duvarlarla örülü iki mezardan, daha büyük ölçülerde olanın İvaz Dede (Şıh), daha küçük olanının ise Halveti tarikatı şeyhi Mehmet Efendi'ye ait olduğu güçlü bir düşüncedir. Mehmet Efendi’ye ait olduğu varsayılan mezar taşında türbenin H. 1229 tarihinde yapıldığı yazmaktadır.

Evliya Çelebi, Seyahatname adlı eserinde Beypazarı'ndan bahsederken “Şeyh İvaz Dede adında bir de türbesi vardır.” demektedir.

İvaz Dede’nin tam olarak ne zaman yaşadığı bilinmemektedir. Hayatı ile ilgili de herhangi bir bilgi bulunmamakla beraber yaşadığı dönemde çok büyük keramet gösteren, veli bir kişi olduğuna inanılmaktadır. Vefatının ardından Beypazarı’nı tepeden seyreden bugünkü Ayvaşık Mahallesi’nin üst kısmındaki Salihler Tepesi adını taşıyan ağaçlık alana defnedilmiştir. İvaz Dede’nin hemen yanı başında, müridi olduğu ifade edilen Mehmet Efendi adındaki birisinin daha mezarı bulunmaktadır.

Şeyh İvaz’ın mezarının yakınlarında iki tane çeşme vardır. Suyun kaynak yeri, mezarın hemen alt kısmında olup sonradan dışı demirlerle kapatılan alanın içerisindedir.

Türbeyi ziyaret edenler, dileklerinin gerçekleşmesi için çeşitli inanç ve pratikleri uygulamakta ve tüm bunları büyük bir tören havasında, kalpten inanarak yerine getirmektedir. Türbenin ziyaret edilme sebepleri ise şifa bulmak, ekonomik açıdan rahatlamak; istenilen şeye kavuşmak ya da sıkıntılardan kurtulmak; Allah rızasını kazanmak şeklinde sınıflandırılabilmektedir. Halk kültüründeki diğer yatır ve ziyaretlere gidilmesinin temel nedenleri de genel olarak bu sebeplerdir.

Yatır ve ziyaretler çevresinde gerçekleştirilen inanç ve pratikler, İvaz Dede Türbesi örneğinde görüldüğü gibi eski inançlar da İslami inanışlar da yatır inanışın alt yapısını oluşturmaktadır.  Türklerin İslamiyet’i kabul ettikten sonra da eski inanç ve pratiklerinin etkisinin devam ettiği görülmektedir. Gök Tanrı inancına ait geleneklerden bazılarının İslamî bir görünüme kavuşturularak yaşadığını söyleyebiliriz.

Halkın bu türbeyi ziyaret etmesinin nedenleri arasında psikolojik olarak rahatlama, arınma, çeşitli törenlerle de toplumsallaşma gibi sebepleri sayabiliriz. Bunun için önemli bir inanç merkezi olan türbelerin etrafında oluşmuş inanmalar ve bu inanışların beraberinde getirdiği kimi ritüeller bireylerin hem bireylerin psikolojik olarak kendilerini rahat hissetmelerine hem de toplumun birliğine ve beraberliğine olumlu katkılar sağlamaktadır. Yatırların çevresinde oluşan inanışların folklorun toplum kurallarına ve törelere destek verme; kültürün gelecek kuşaklara aktarılarak eğitilmesi işlevini yerine getiren pratiklerle bağından da söz edebiliriz.

Siz de maddi dünyanın tam orta yerinde kendinize bir teneffüs olanağı sağlamak isterseniz bu mistik mekâna uğrayabilirsiniz. Çoğu kişinin geleneksel takıları ve yemekleri arasında tercih yaparken, alışveriş ile başlarını tezgahlara eğdiği bir vakitte Beypazarı’nı bir de başka bir makamdan izlemek isterseniz sizi sessizce davet eden bu türbeye uğramalısınız.

İlgili Haberler

Hakkımızda

Seni Sen Yapan Değerlere Dönüş Hareketi