İlginizi Çekebilir

Keto Diyetine Başlamadan Önce Bilmeniz Gereken Tehlikeleri

Keto diyeti olarak bilinen ketojenik diyetini mutlaka duymuşsunuzdur, hatta ketojenik diyet yapacaklarla ilgili bilmeniz gerekenleri sizlerle paylaşmıştım. Eğer bir zayıflama yolundaysanız çevrenizden "ketojenik diyeti" uygulama yönünden tavsiyeler almış olabilirsiniz. Son zamanlarda diyetlerin trendi haline gelen Keto diyeti 1920 yılından bu yana biliniyor. Fakat bu yıllarda insanlar bu diyeti kilo vermek yerine epilepsili çocukları tedavi etmek amacıyla kullanıyordu.Bu diyetin son derece düşük karbonhidratı ve yüksek yağ oranı dikkat çekiyor. Uzmanlara göre, bu diyet vücudun ketoz adı verilen bir metabolik duruma sokarak kilo vermesini sağlayabiliyor. Ketojenik diyetinin etki mekanizmasına göz attığımızda ise; gün içerisinde vücudumuz enerji üretmek için glikoza ihtiyaç duyar. Beynimiz, organlarımız ve hatta tüm hücrelerimiz glikoz ile beslenmektedir. Glikoz ise biliyorsunuz ki karbonhidratlarda bulunan bir şekerdir. Eğer bedenimizde glikoz yok ise vücut enerji üretmek için bu sefer önce proteine başvurur. Daha sonra ise yağları kullanmaya başlar, daha sonra da biraz önce bahsettiğim keton üretmeye başlar, vücudumuz bu noktadan sonra ketosis haline bürünmüş oluyor. Kilo vermemizi sağlayan keto diyeti gerçekten güvenli mi? Keto diyetinin bilmeniz gereken tehlikeleri bu listede sıraladım. Buyursunlar o zaman!

Artan açlık hissiyle baş etmeniz gerekir

Bir diyete bağlı kalmak oldukça zor. Hem de Keto diyeti gibi karbonhidrata izin vermeyen bir diyete bağlı kalmaksa daha da zor. Araştırmalar, Keto diyetini deneyenlerin yarısından fazlasının ilk hafta içinde bıraktığını gösteriyor. Bunun da sonucu olarak, insanların verdiklerinden daha fazla kilo alma olasılıkları da yükselmiş oluyor.

Ruh halinizde ani değişimler yaşanabilir

Keto diyetini deneyen insanlar genellikle yaşadıkları ruh değişimlerinden şikayet ettiler. Öğününüzü bitirdikten sonra bile aç kalmak ve bu açlıkla savaşmak oldukça can sıkıcı bir durum. Keto diyeti, kan şekerinizi düşürerek beyninizi panik haline sokarak depresyona ve anksiyete neden olabilir.

Ketoasidoz tehlikesi bulunabilir

Ketozis durumunda vücutta enerji için karbonhidrat yakımı yerine yağ yakılması durumuna verilen isim. Ketoasidoz, ketoz durumunun aşırı olduğu durumlarda karşınıza çıkar. Kan dolaşımında ketoz bir kez oluştuğunda, asidik hale gelebilir ve bu da komaya veya ölüme neden olabilir.

Sodyum tüketiminde azalma görülebilir

Sodyum vücudumuz için yararlı. Kasların kasılmasına ve sıvıların düzenlenmesine yardımcı olur. Keto diyeti düşük sodyum alımına neden olur ve bu bacak krampları, düşük enerji hissi ve sisli bir beyin olarak size geri dönebilir.

Gribe yakalanma ihtimaliniz artabilir

Sağlıklı bir bağışıklık sistemine sahip olmanın bir parçası sağlıklı bir beslenmek. Meyve ve lifli tahıllar gibi omega-3 yağları açısından zengin gıdalar ne yazık ki Keto diyetinin bir parçası değil. Bu, bağışıklık sisteminizi risk altında bırakır. Ayrıca vücudunuzun iyi ve kötü bakterilerinde bozulmaya neden olur.

Ağız kokusu yaşayabilirsiniz

Vücudunuz Keto diyetindeki yüksek yağlı yiyecekleri parçaladıktan sonra, onları keton, aseton ve asetoasetik asit gibi bileşiklere dönüştürür. Vücudunuz doğal olarak kendini dengelemeye çalışacak ve aşırı ketonlar sonunda nefesiniz kokabilir. Bu tam anlamıyla tehlikeli bir yan etki olmasa da yaşamak istemeyeceğiniz bir durum.

Kolestorolünüz yükselebilir

Kolesterol, kanınızdaki yağlarda bulunur. Yüksek kolesterole sahip olmak kalp hastalığı riskinizi artırabilir. Protein ve süt ürünleri gibi yüksek yağlı gıdalara vurgu yapan Keto diyeti, yüksek kolesterole neden olabilir.

Adet düzensizliği yaşayabilirsiniz

Sağlıklı bir adet döngüsüne sahip olmak, vücudunuzun düzgün çalıştığının bir işareti. Kadın vücudunda sağlıklı hormonlar bu dönemleri belirler. Keto diyetinde hızla kilo veren kadınlar, depresyon ve anksiyeteye yol açabilecek düzensiz adet dönemleri yaşayabilir.

Halsiz hissedebilirsiniz

Birçok kişi Keto diyetine başladıklarında kendilerini uyuşuk hissettiklerini belirtti. Vücudunuzun karbonhidrat kaybına uyum sağlamak için zamana ihtiyacı bulunur. Yeni bir diyetin ilk birkaç haftasında halsiz ve yorgun hissetmek, yaşam tarzınızı değiştirmeye başlamak için olumsuz bir işaret. Cesaretinizin kırılmasına ve aşırı yemeye neden olabilir.

Susuzluk çekebilirsiniz

Keto diyetine başladığınızda vücudunuz su ve elektrolitleri farklı şekilde yakar. Başlangıçta daha az şişkinlik hissedebilirsiniz, ancak bunun nedeni su kaybı. Elektrolitler, vücudunuzdaki su ve asit dengesini korumaya yardımcı olan minerallerdir ve bunların azalmasıyla susuzluk çekebilirsiniz. Kaynak: 1

Bu İçeriğe Ne Tepki Verirsiniz?