İlginizi Çekebilir

Teşvik Sandığınız Şey Toksik Davranış Olabilir!

Toksik insan terimi, sizi sürekli dibe çeken, sürekli olarak olumsuz olan ve negatif enerji yayan kişiler için kullanılıyor. Bu tip kişiler direkt olarak size bir zarar vermese de, uzun süre onlarla iletişimde olmak psikolojinizi kötü etkileyebilir. Nitekim günümüz internet dünyasında pek çok davranış, sosyal medya üzerinden sürekli olarak övülüp güzelleniyor. Halbuki bu davranışların birçoğu, hem kendimize hem de çevremize zarar vermemize neden oluyor. Hayatımızdaki toksik unsurları belirlemek ve sınırlarımızı çizmek, zihinsel sağlığımız için büyük önem taşıyor. Ben de sizler için toplum tarafından teşvik edilen ancak aslında oldukça toksik olan davranışları araştırdık ve yazdım. İşte ruh sağlığınız için uzak durmanız gereken toksik davranışlar.
İnsanlar, kimi zaman dürüstlük ve kabalığı birbirine karıştırır. Dürüst olmak, canınızın istediği her şeyi, istediğiniz gibi söyleyebileceğiniz anlamına gelmez. İnsanlarla iletişim kurarken sağ duyulu ve kibar olmaya özen göstermelisiniz. Karşınızdaki kişinin duygularını incitmemeniz sandığınızdan çok daha önemli.
Hemen hemen her toplumda gençlik yıllarının idealize edildiğini görebilirsiniz. Birçok insan hayatın 20’lerden sonra bittiğini, gençlik yıllarının değerinin bilinmesinin gerektiğini söyleyebilir. Halbuki hayat 20’li yaşlardan sonra bitmez, aksine önünüzde çok daha güzel ve heyecanlı yıllar var! Yapılan araştırmalar da insanların 50’li yaşlardan sonra daha mutlu hissettiğini doğruluyor.
Elbette herkes ne olursa olsun yanında duracak bir dost ister. Ancak dostluklarınızın ya hep ya hiç şeklinde olması, takdir edersiniz ki pek de sağlıklı değil. Kötü bir şey yapmış olan arkadaşlarını desteklemek, onlara kefil olmak zorunda değilsiniz. Örneğin partnerini aldatmış bir arkadaşınızı kollamak, yalnızca size ve sizin arkadaşlığınıza zarar verecektir.
Toplum ve sosyal medya, bizleri bir ilişkinin içinde olmaya teşvik eder. Romantik filmler, aşk hikayeleri ya da büyülü randevular… Tüm bunlar, bekarlığı sevmememize ve yalnızlıktan korkmamıza neden olur. Halbuki bekar olmak bir kusur ya da başarısızlık değildir. Günün sonunda yalnız olacağınızı unutmamalı ve kendinizi sevmeyi öğrenmelisiniz.
Hepimiz biliyoruz ki sosyal medya, gerçekleri pek de yansıtmıyor. Bunu bilsek de sosyal medyada gördüğümüz şeylere imrenmekten kendimizi alamıyoruz. Dolayısıyla kendi yaşam tarzımızı da bu çerçeve oturtmaya çalışıyoruz. Halbuki dürüst olmak ve o insanlarla aynı imkanlara sahip olmadığımızı kabul etmek bizim için çok daha sağlıklı.
Hayat yalnızca olumlu duygulardan ibaret değildir. Ek olarak mutluluk da bir seçim değildir! Koşullar kötü olduğunda mutlu ve pozitif olamadığınız için kendinizi suçlamayı bırakmalısınız. Olumsuz duygular da sahiplenilmeli ve yaşanmalıdır. Herhangi bir kötü duyguyu şekerle kaplamanın hiçbir anlamı yok!
İnatçı insanların daha fazlasını başarma ihtimalleri yüksektir. Ancak bu durum, inatçılığın iyi bir özellik olduğu anlamına gelmez. Hatalarınızı kabul etmeli ve başkalarının fikirlerine de değer vermelisiniz. Ek olarak konu ilişkiler olduğunda inatçılığın romantik olmadığını, aksine taciz olarak değerlendirildiğini de unutmamalısınız.
Kim çalışkan insanları sevmez ki? Günümüz toplumlarında bireylerin değeri, ne kadar üretken olduklarıyla ya da ne kadar para kazanabildikleriyle ilişkilidir. Dolayısıyla çalışmak, sürekli ama sürekli övülür. Çocuklar, en iyi öğrenci olabilmek için çalışıp durur. Halbuki en iyi öğrencinin en uykusuz öğrenci olduğunu unutmamalısınız. Günlerinizi, haftalarınızı işe ya da derse ayırmak, övünülecek bir şey değildir. Sevdiklerinizle vakit geçirmenin de bir o kadar kıymetli olacağını unutmamalısınız.

Bu İçeriğe Ne Tepki Verirsiniz?