İlginizi Çekebilir
Doğala Doğru

Koronavirüs Aşısı İle İlgili Bilmeniz Gerekenler

Doğala Doğru
Dünya normale dönmeye hazırlanırken herkesin ortak rahatlığının tek sebebi aşının geleceği ve sorunu tek kertede çözeceği umududur. "Peki o zaman, sars-cov-2'yi etkisiz hale getirecek müstakbel aşı ne alemde?. Şu an bilinen 4 ülkenin koronavirüs aşısını bulduğu yönünde, bize Çin'den getirilecek aşı sonunda bizi mi etkisiz hale getirecek, yoksa virüs mü etkisiz hale gelecek? Aşının bulunması açıkçası insanların daha çok rahata ereceğinden dolayı endişelerim var, hadi aşıyı vurulduk, "maske - mesafe - hijyen kuralına uymasam da olur". Elbette öyle bir şey yok, endişelerim var dedim ya, daha biz sokağa çıkma yasaklarının mantığını anlamayan, kendimizi tedbirlerden koruyamayan toplumuz, burada kimse kızmasın bana, lakin normalleşme süreci içerisine girdiğimiz günden beri devlet bireysel olarak bizi koruyamaz, hatta çevremde bana bir şey olmazcıların çok yakın çevrelerinde yakınlarını kaybettiklerini gördüm. Yani kendinizi virüs ve hastalıklardan korumak en ucuz en etkili yöntemlerden birisidir. İlk başta yeni hayatımızı kabullenmemiz lazım. "Bizim eski bir hayatımız yok" bunu eğer kabullenirsek, ne aşıya, ne kimyasal ilaçlara gerek kalır. Biliyorum hepimiz eski özgür haytamızı özledik, dolayısıyla şikayet ediliyor "eve kapandık sıkıldık, boğulduk diye". İnanın eve kapanmak o sessiz soğuk hastane odasında nefessiz kalmaktan çok daha iyidir. Bu yüzden tedbiri önce kendimizde almalıyız. Ben bir bilim adamı ya da sağlıkçı değilim, araştırmayı seven bir yazarım dolayısıyla size özellikle sağlıkla ile ilgili bilgiler verirken, güvenilir kaynaklardan geniş araştırmalar yapıp, bilim insanlarının makalelerini okuyarak sizlere en yalın dilde anlatmaya çalışıyorum. İnsanlardan sıklıkla kullandığım bir diğer şey de "Dünya bu kadar teknolojik ve bilimsel alt yapıya sahipse bugüne kadar neden bu aşı bulunmadı? üstelik Almanya'da yıllar önce dünyayı saracak Sars-2 virüsü ön görüsü olmasına rağmen neden bulunmadı? diye. Sebebini kısaca şu şekilde açıklayabilirim: Bizlerin köpeklerde ve sığırlarda kullandığımız aşılarımız var. İnsanlar için üretmek yatırıma değer değildi diye düşünüyorum, sebebine gelecek olursam; Çoğumuz bilmese de bizleri etkileyen 4 koronavirüs türü var ve sebep oldukları hastalıklar çoğunlukla hafif geçiriliyor. Bağışıklık sistemimizi çok yormadıkları için 1 sene hatta daha fazla süre boyunca bağışıklık kazanıyorsunuz dolayısıyla... Daha sonra tabii antikorlarımız azalıyor, işte o zaman aynı virüs sizi tekrar enfekte edebiliyor. Bahsettiğim 4 koronavirüs soğuk algınlıklarımızın sadece % 20'sinden sorumlu. Bizleri etkileyen ise;  rinovirüsler, rsv, parainfluenza virüsü (influenza değil) ve henüz tanımlayamadığımız diğer virüsler hasta eder, fark ettiyeniz her 10 senede bir farklı bir virüs dünyayı etkisi altına alıyor. Elbette bunların hepsi birbirinden farklı olduğu için hepsine ayrı aşı geliştirmek gerekmektedir. yani aslında koronavirüs için aşı üretebiliriz (dört aşı gerekiyor, her tür için ayrı ayrı). böylece soğuk algınlıklarının %20'sine karşı korumamız olur. hatta aşının %75 oranında tuttuğunu varsayarsak, toplam korumamız %15 olacaktır (%20'nin - %75'i). Dolayısıyla SARS-CoV-2 aşısının tüm dünyada klinik testleri yürütmek bu kadar zor ve zaman aldı.

Peki, Aşılar Nasıl Geliştiriliyor?

Aşılar; hastalığa yol açan virüs, bakteri veya diğer mikroorganizmaların antijenik yapılarından (bağışıklık sistemimizin antikor üretmesi için uyaran  madde) geliştirilir. Bu antijenler vücudumuza verildiğinde, bağışıklık sistemimiz bu tehditlere karşı hızlı ve etkili bir şekilde müdahale etmeyi “öğrenir”. Koronavirüs aşısını geliştiren firmalardan biri olan BioNTech, Özlem Türeci ve Uğur Şahin isimli iki Türk bilim insanı tarafından 2008'de Almanya'da, ikinci firma Pfizer ise 1849 yılında ABD'de kuruldu. SARS-CoV-2’nin gen dizilimi Çin hükümeti tarafından Ocak ayının ortalarında açıklanmıştı ve Şubat ayı sonuna doğru da BioNTech firması 20 adet aşı adayı belirlemişti. Ardından bu aşıların dördü Almanya’da denenmek üzere seçildi. Söz konusu aşı adayı 6 ülkede 43 bin 500 kişi üzerinde test edildi. Denemelerde ciddi bir güvenlik endişesi ortaya çıkmadığı belirtildi. Koronavirüs aşısının denendiği ülkeler arasında Türkiye de var. Pfizer araştırmacıları şu sıralar son iki aydaki güvenlik takibi verilerini topluyorlar. Eğer bu bulgular herhangi bir tehlikeye işaret etmezse ABD’deki firmalar acil durum kullanım onayı için FDA'ya (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) başvurabilecek. Elbette olağan koşullarda, bir aşının geliştirilebilmesi için 10-15 yıl kadar süren uzun ciddi bir klinik çalışmalar gerekirken, Covid-19'a karşı aşı geliştirme çalışmalarında bu kadar hızlı mesafe kat edilmesinde dünya çapında etkisini gösteren salgının yarattığı olağanüstü koşulların yanı sıra DNA teknolojisindeki ilerlemelerin etkisi oldu. Bu yüzden şahsen günümüze kadar hiçbir aşının bu kadar kısa sürede etkili olduğu kanıtlanamadığı göz önüne alındığında, Sars-cov-2 ile mücadelede 1.yıl doldurulmadan etkili bir aşının bulunması tarihte aşı üretimi konusunda kırılan önemli bir rekor diyebilir miyiz?

Koronavirüs Aşısı Nasıl Ve Kimlere Uygulanacak?

Koronavirüs aşısının veriler; üç hafta arayla iki doz aşı yapılması gerektiğini gösteriyor. ABD, Almanya, Brezilya, Arjantina, Güney Afrika ve Türkiye’de yapılan denemelerde ikinci doz uygulandıktan 7 gün sonrasında aşının %90 korumaya ulaştığı görülüyor ve bu da FDA tarafından belirlenen etkinlik ölçeğinin üstünde yer alıyor. Çok fazla sayıda insanın aşılanmasını sağlamak, aşının -80 derecede saklanması gerektiği göz önünde bulundurursak imalat ve lojistik konusunda büyük sorunlar yaratabileceğini düşünüyorum. Bu elbette Almanya'dan gelecek olan aşı için geçerli. Çin'den gelecek aşı için böyle durum söz konusu değil. Aşı ülkemize geldiğinde ilk olarak elbette doktorlar, hemşireler ve diğer sağlık çalışanlarıyla birlikte ileri yaşta olanların daha büyük risk altında olduğu düşünüldüğünde, aşıdan ilk faydalanacaklar arasında bu kişilerin olabileceği belirtiliyor. Tabii bu konuda kesin karar ise virüsün yayılma hızına ve aşının farklı yaş gruplarında nasıl etki ettiğine bağlı olarak verilecek. Diğer merak edilen konu ise Covid-19 aşısının ülkemize ne zaman geleceği ile ilgili... Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca: Çin merkezli Sinovac firması tarafından üretilen Covid-19 aşısından 50 milyon dozun satın alınması için anlaşıldığını. Aşının vatandaşlara ücretsiz uygulanacağını ve Aralık-Ocak-Şubat ayları gibi aşının getirilmesi için sözleşme yapıldığını söylemiştir. Yine Aralık ayında asgari 10 milyon olmak üzere 20 milyon hedeflediklerini. Ocak ayında 20 milyonda sorun olmadığını, 50 milyon doz için sözleşme imzalandığını belirtmişti. Ayrıca Rusya gibi aşı üreticisi diğer ülkelerle de irtibat halinde olduklarını belirten Fahrettin Koca "bir başka aşı için de aralık ayında bir milyon, daha sonra 25 milyona kadar aşının getirilmesi için" görüşmelerin devam ettiğini açıklamıştır. Bu arada Çin'den gelecek aşının risk grubunda olanlara ücretsiz uygulanacağını belirtirken vatandaşların talep etmeleri takdirinde diğer aşıları belirli bir ücret karşılığı yaptırabileceğini de söylemiştir. Aşının virüsün yayılmasını, semptom gösterilmesini engelleyecek mi ya da yüksek risk grubu olan yaşlılarda gençler kadar etkili olacak mı hâlâ tam olarak bilinmiyor, herkesin de bunu merak ettiğini düşünüyorum. Yine aşının etkisinin ne kadar süreceği ise en çok merak edilen konu ancak, buna cevap vermek de aylar ve hatta yıllar alacak gibi duruyor. Her ne kadar ülkemize aşı gelecek olsa da verilere baktığımızda ciddi bir durum söz konusu olduğundan Maske - Mesafe - Hijyen kurallarına uymamız gerektiğini, mecbur olmadıkça dışarı çıkmamamız gerektiğini yine belirtmek istiyorum.

Bu İçeriğe Ne Tepki Verirsiniz?