Kültür

Simit'in Hikayesi

Nedir Simit?

-    Unu Balkanlardan getirilen ve karne ile fırınlara dağıtılmış özel muhteviyatlı stratejik bir ürün...
Osmanlı'da mesela;
-    Kader ile hayatın sarmalıdır düğümleri.
-Hayat, kaderin müsade ettiği kadar mayalanır ve kabarır.
-    Ortası boşluktur yani kulun Kabe'deki hiçliğini anlatır anlayana.
-    Susamlar sıcağa rağmen beyazlığını koruyan amellerimizdir tavaf eder merkezi.
-    Simitte yarı çapın bir anlamı yoktur. Çaptır büyüklüğünü ve doyuruculuğunu belirleyen. - Pekmez çiğliğimize pişerek katılan bir lezzettir. - Ya mayası nohuttan olsa çok daha latif olur. Ve gösterirki küçük öz uzun mayalanma insanda da simittede lezzeti ve faydayı üst seviyelere çıkarır...
-    Fırınlar simidin piştiği yer değil nasıl bir renk dönüşümüne tabii olduğunu içini çektiğinin kimsenin bilemediği yerdir.
-    Hele hele meşe tütsüsü olmadan anlayamayız mayamızın nasıl topraktan geldiğini. Sanırız ki yanmadan sarabiliriz herşeyi. Tütsü " ma li olmadan tutunamaz lezzeti tamamlayamaz. - Tuz ve kimyon ile yenilen susamsız Antakya simidi ne ola. Yoksa büyüklüğü ile aynı tuza ve kimyona tüm din kardeşlerinin bandığı paylaşmanın bereketi olsa gerek..
-    Simit içini çekip kuruduğunda da et suyu ve yoğurt ile çıkmaz mı karşımıza leziz bir yemek olarak. ölmüş bir nimetten ancak Hak nasibi böyle bir Peygamber yemeği olan tiridi sofralarımıza getirir.
-    Ya simidin yüzeyindeki yarıklar, dalıp çıksada yarıklar dünyanın devir daim olduğunu hatırlatmaz mı?
-    Dizilip tepsiye baş üstünde veya çubukta kalp hizasında satılması değilmidir satana bereket kapısını sonuna kadar açması 
-    Simitin en kezzetlisi imsakta abdest alan elden çıkanı değil midir?

Selam ve teslimiyet ile okuyanlara afiyet olsun
Mütenessim
 

İlgili Haberler

Hakkımızda

Seni Sen Yapan Değerlere Dönüş Hareketi