İlginizi Çekebilir

Otofaji Beslenme: Bağışıklığın Ve Gençliğin Sırrı

Hepimizin sanırım hayalidir, uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmek, sağlıklı yaşam konusunda neyse ki son zamanlarda toplumuzda ciddi bir bilinçlenme söz konusu. Nihayetinde çoğumuz evdeyiz ve hareket imkanlarımız kısıtlı evde olabildiğince sporumuzu yapmaya ve beslenmemize dikkat etmeye çalışıyoruz, zaman zaman vücudumuzun arınması için detokslar ve farklı diyetler uyguluyoruz. Bugün sizlere bahsedeceğim ise; Otofaji diyeti... İlk olarak Otofaji terimi 1963 yılında Belçikalı Biyokimyager Christian de Duve tarafından ortaya atılmıştır. Tüm bunların yanında Otofaji diyetini bilimsel araştıran Japon bilim insanı Yoshmori Ohsumi 2016 yılında Nobel Tıp Ödülünü kazandı. Otofaji kelime anlamı kendi kendini yemek, kim kimi yiyor? Neden yiyor? Şimdi gelin hep beraber ortaokul ya da lise biyoloji derslerine dönelim. Biyoloji öğretmenlerimiz o dönemlerde bizlere hücrelerin biyolojisi konusunda, hücrelerin yapısı anlatılırdır Hatırlarsanız burada hücrenin çekirdeği, mitokondriler, stoplazma, çekirdekçik gibi organellerden bahsedilirdi, nitekim benim en sevdiğim dersti çünkü o dönemlerde kendimizi parça parça birleştirilen bir robot gibi görürdüm. İşte o hücrelerimizin lizozom denilen çöpçüleri vardı;  Lizozomların görevi; hücresel bileşenlerin parçalanmasında bir istasyon görevi görür; belirli dönemlerde DNA’sı bozulmuş yaşlanmış proteinleri, eskimiş organelleri, üretim artığı toksinleri yemek ve bunları enerji olarak kullanmak ve de yerine yenilerini yapmak gibi görevleri vardır. Biyokimyager Christian de Duve tarafından yapılan çalışmalarda da o biyoloji dersinde gördüğümüz hücrenin kendi yapısında bulunan bir takım bileşeni zarla çevreleyerek kese adında yapılar oluşturduğu ve bu yapıları geri dönüşüm merkezi olan lizozom organeline getirerek sindirdiği ortaya konmuştur. Lizozom organeli hücre bileşenlerini parçalayarak yıkar ve yapı taşı moleküllerine dönüştürdüğü bu şekilde araştırılmış. Yani işte kısaca söylemem gerekirse otofajiyi vücudumuzun , bahar temizliği ya da geriye dönüşüm hareketi gibi düşünebilirsiniz. Otofajide de bir nevi arınma, toksinlerden kurtulup hafifleme durumu söz konusu. Bu da demek oluyor ki, bedenlerimiz aç kaldığı sürede kendini daha fazla tamir etme, eksiğini gediğini giderme, yırtığını ve söküğünü onarma imkanı buluyor. Şimdi gelelim otofaji de beslenme nasıl oluyor? Otofaji diyetinin ne gibi faydaları var hep beraber öğrenelim.

Otofaji Diyetinde Beslenme Nasıl Oluyor?

Her ne kadar Otofaji diyeti yıllar önce bulunmuş olsa da yukarıda bahsettiğim  2016 Nobel Tıp ödülünün Yoshmori Ohsumi’ye verilmesinden ve konunun daha çok gündeme gelmesinden sonra  dünyanın çeşitli ülkelerinde yüzlerce araştırma yapılmaya başlandı. Bu araştırmalar belirli süre kalori almama, kalori kısıtlaması ya da oruç uygulamalarının, kronik hastalıklar dediğimiz; Kalp hastalıkları, Alzheimer, Şeker hastalığı, Parkinson, Osteoatrit ve kanser gibi hastalıkların önlenmesinde, hatta tedavisinde önemli bir rolü olduğunu göstermeye başlandı.   Uzun süre aç kalınca vücudun yağ yakmak için hazırlandığı zaten bilinen bir  gerçek. Burada oruç gibi irade ile gerçekleştirilen bir eylem söz konusu ise hücre içi otofajiyi tetiklemek vücutta biyolojik geri dönüştürmeyi sağlayabilmek. O zaman şöyle diyebilir miyiz? 16 saat ya da daha özel bir oruç ile hastalık risk faktörlerinin geriletildiği ve uygulanacak bir sağlıklı beslenme programı ile kilo verebileceğinin zaten bilimsel bir dayanağı var. Bir de açıkçası Otofaji diyetinin bir başka espirisi de metabolizmanın en az 1o yıl gençleştirmiş oluyorsunuz.. "Hadi, daha fazla uzatma da Otofaji diyetini günlük hayatımızda nasıl uygulamalıyız?" Derseniz de hemen onu da söyleyeyim... Bu uygulamanın aslında iki örneği var:
  • Birincisi: Ramazan orucunda olduğu gibi, sabahtan akşama kadar bir şey yememek ve akşam belirli bir saatte yemek yemek. Bu uygulamanın ramazan orucundan farkı güne hazırlık olsun diye sahurda üç bin kalori yemeyeceksiniz. Gün içinde su, çay ve kahve içebilirsiniz.
  • İkinci uygulama ise; biraz işimizi kolaylaştırıyor... Önerilen ise aralıklı beslenme, 16/8 diyeti. Yapılması gereken yeme biçimlerini düzenleyerek, belirli süreler vücudu aç bırakmaya dayanan , kas kütlesini eritmeden yağların yakılmasını hedeflemek..
"Tamam da bu ne anlama geliyor?" Dediğinizi duyar gibiyim...
  • Yani, vücudunuzun 16 saat aç kalması, 8 saat ise yemenin serbest olması anlamına geliyor.. Aralıklı beslenme 16/8 diyeti için işin mantığı şudur:
  • Genel olarak yaptığımız vücudun glikojen olarak sakladığı  şekeri 8-12 saat gibi bir sürede yakıp, sık yemek yiyerek vücudun glikojen deposunu tekrar tekrar doldurarak sürekli çalıştırmak.
  • Bu nedenle vücut yağ yakma fırsatı bulamıyor, e ne yapıyor vücut? Onun yerine glikojen yakıyor, yağı da depoluyor.
  • Göbek çevresi yağlanma, kilo alma dediğimiz durum ortaya çıkıyor.

Otofaji Faydaları Nelerdir?

Otofaji beslenmenin bir kaç faydasını yukarıda söylemiştim, diğer faydaları da hemen aşağıdaki gibidir.
  • Otofaji kanser ve otoimmün hastalıklar başta olmak üzere diyabet, nörodejenerasyon, karaciğer hastalıkları, kardiyomiyopati ve çeşitli enfeksiyonların oluşumunu önler.
  • Hücreleri enerji ve moleküler yapı taşları açısından besler.
  • DNA’nın stabilitesini korur. Sağlıklı doku, organ ve hücrelerin zarar görmesini engeller.
  • Hasar gören organları ve proteinleri onararak geri dönüştürür.
  • Toksik proteinlerin vücuttaki olumsuz etkilerini yok eder.
  • Hücre mitokondrisinin fonksiyonlarını düzenler ve iyileştirir.
  • Sinir sistemini koruyarak beynin gelişimine katkıda bulunur.
  • Kalbi korur, kalp hastalıklarına yakalanma riskini azaltır.
  • Hasarlı peroksizomlar ve endoplazmik retikulumu temizler.
  • Bağışıklık sistemini destekler.
  • Gençlik sırrıdır. Hücreleri yenileyerek yaşlanma belirtilerini geciktirir.
  • Ömrü uzatır.
  • Parkinson ve alzheimer hastalıklarına sebep olan zararlı hücreleri temizler. Böylelikle bu hastalıklara yakalanma riskini en aza indirir.

Bu İçeriğe Ne Tepki Verirsiniz?