Kalsiyum denildiğinde çoğu insanın aklına doğrudan kemikler gelir. Fakat kalsiyumun bedende nerede bulunduğu da miktarı kadar önemlidir. Kemikte bulunması faydalıyken damar duvarında birikmesi farklı bir sorun oluşturabilir. K2 vitamini bu noktada devreye giren özel proteinlerin aktive edilmesine yardımcı olur.
K2 özellikle bazı fermente gıdalarda, olgun peynirlerde, yumurta sarısında ve natto adı verilen fermente soya ürününde bulunur. Bağırsak bakterileri de bazı K vitamini formlarının oluşumuna katkıda bulunabilir.

K2’nin en çok araştırılan yönlerinden biri, kemik mineralizasyonu ile damar kireçlenmesi arasındaki dengedir. Matrix Gla proteini adı verilen bir protein damar duvarındaki kalsiyum birikiminin düzenlenmesinde rol oynar ve bu proteinin aktif hale gelebilmesi için K vitaminine ihtiyaç vardır.
Son yıllarda yapılan randomize kontrollü çalışmalarda K2 ve D vitamini kombinasyonunun koroner arter kalsifikasyonu üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Bazı çalışmalarda özellikle yüksek başlangıç kalsiyum skoruna sahip kişilerde ilerlemenin daha düşük olabileceğine ilişkin umut verici sonuçlar bildirilmiştir.
Bu sonuçlar K2’nin tek başına kalp krizi önlediği anlamına gelmez. Ancak kalsiyum metabolizmasının yalnızca “ne kadar kalsiyum alıyorum?” sorusundan ibaret olmadığını açık biçimde gösterir. Doğala Doğru açısından gerçek denge, yalnızca maddeyi almak değil, bedenin o maddeyi doğru yerde kullanabilmesidir.