İlginizi Çekebilir
Doğala Doğru

Su Gibi Aziz Ol!

Doğala Doğru
 
  • Dünyada 2.2 milyar insan güvenilir su kaynaklarına erişememekte.
  • Her 10 insandan 3’ünün evinde temiz su bulunmamakta.
  • Her yıl, kirli su kullanımına bağlı sebeplerle 485 bin ölüm gerçekleşmekte ve bu ölümlerin 297 binini 5 yaş altı çocuklar oluşturmakta.
  • Dünyada 206 milyon kişi, sınırlı su kaynaklarına sahip ya da suya erişebilmek için evinden en az 30 dakika uzaklıktaki kaynaklara yürümek zorunda.
Kaynaklar: WHO, UN, UNICEF   Dünya üzerinde suya erişebilmek bu kadar zor iken, maalesef bizler musluğu her açışımızda akan bereketin, yaşamın farkında değiliz. Vücudumuzun %55 ila %75’i sudan oluşur. Bebeklikte %75 olan su oranı, yaşlılarda %55’e kadar düşer. İçtiğimiz her yudum su, vücudumuzdaki besin maddelerini hücrelere taşır ve hücrelerdeki atıkları alır, vücut ısısını dengeler, eklemleri ve iç organları kayganlaştırır, kan dolaşımını sağlar, kalp damar fonksiyonlarını korur. Günlük yeteri kadar su içmenin bize faydalarının bazılarını şöyle sıralayabiliriz;
  • Kabızlık ve bağırsak tembelliği gibi sindirim problemlerinin giderilmesini sağlar.
  • Egzersiz yaparken gerçekleşen kasılma ve krampları önlemede yardımcı olur.
  • Su stresle savaşmada öncüdür.
  • Ağız kokusunu önler.
  • Vücut ısısını dengeler.
  • Su içmek, böbrek rahatsızlıklarından korur.
  • Kırık, kepek, dökülme gibi saç problemlerine engel olur.
  • Kan hacmini artırır, hücreler için gerekli oksijen ve besini hızlı bir şekilde taşır ve kalbin daha sağlıklı olmasını sağlar.
  • Susuz kalmaya bağlı olarak gelişen unutkanlık, dikkat dağınıklığı gibi beyin fonksiyonlarını düzenler.
  • Emziren anneler için süt yapıcı en önemli kaynaktır.
  • Yeterli miktarda su içen kişilerde metabolizmayı çalıştırır ve hızlandırır.
  • Reflüye iyi gelir.
  • Vücuttan ödemin atılmasını sağlar.
  • Grip gibi bulaşıcı hastalıklarla savaşırken, vücut direncine katkıda bulunur.
  • Cilt sağlığının korunmasında önemli etkileri vardır. Yeterli miktarda su içen kişilerin cildi nemlenir, parlar, sağlıklı ve genç bir görünüme kavuşur.
Dehidrasyon yorgunluk, motivasyon azalması ve ruh hali değişimleri gibi sorunlara neden olabilir. Yeterli miktarda su tüketimi, egzersiz yaparken ve vücudunuzun fiziksel performansını artırmak ve enerji seviyelerini yükseltmek için çok önemlidir. Her gün yeterli miktarda su içmek, ruh halinizi iyileştirmeye, belleği arttırmaya, baş ağrılarını azaltmaya ve beyin fonksiyonlarını iyileştirmeye yardımcı olur. Su sindirim sistemimizin düzgün çalışmasını destekleyen ana bileşenlerden biridir. Karbonatlı suyun kabızlığı önlemede en olumlu etkilere sahip olduğu gösterilmiştir. Su cildinizi nemlendirerek, genç, parlak ve pürüzsüz olmasını sağlar. Su kırışıklıkları giderir bu yüzden de en iyi yaşlanma karşıtı tedavidir. Vücuttan %2 ve daha fazla su kaybı olduğunda, idrak kabiliyetimizde azalma başlar. Vücudumuzdan kaybettiğimiz suyu yerine koymadığımızda; konsantrasyon eksikliği, reflekslerin ağırlaşması, kısa süreli hafıza problemleri, huysuzluk ve anksiyete ortaya çıkabilir. Susuzluk, beyin dokusunda küçülmeye neden olabilir. Peki, beyninin %75’i, kanının %92’si, kaslarının %75’i, kemiklerinin %22’si sudan oluşan insanın vücudu susuz kaldığında neler olur? Yapılan araştırmalar sonucu insan vücudu susuz kalınca oluşan değişiklikler şöyle belirtilmiştir; Dehidratasyon (susuz kalma) vücudu yavaşlatan enzimatik aktiviteye sebep olarak yorgunluk ve halsizliğe yol açar. Dehidratasyona maruz kalan vücut sudan tasarruf etmek için havayollarını daraltıyor. Siz daha susuz kaldığınızı hissetmeden histamin bu durumun farkına vararak salgısını arttırıyor. Vücut normalde tam olarak su ihtiyacını karşıladığında kanın %92’si sudur. Vücudun susuz kaldığı zamanlarda ise kan kalınlaşarak akışı sırasında dirence sebep olur ve buda kan basıncının yükselmesi ile sonuçlanır. Dehidratasyon deri yoluyla toksinlerin atılmasını bozmakta ve her türlü cilt problemi için savunmasız hale getirmektedir; dermatit, sedef, kırışıklık…       Vücut susuz kaldığında kolesterol seviyesini arttırarak hücreden daha fazla su kaybını önlemeye çalışır. Suyun eksikliğinde, vücudun kritik fonksiyonları için su sağlama görevi kalın bağırsağındır. Su yetersiz kaldığında atık maddeler bağırsak içinde çok yavaş ilerlemeye başlar buda kabızlığa yol açar. Kronik olarak vücut susuz kaldığında, organlar ve hatta vücudun en büyük organı olan deride kırışıklık başlar ve erken yaşlanma belirtileri verir. Konsantrasyonunuz azalır, astım ve alerjiyi tetikler, tansiyonunuz yükselir, kas kramplarınız artar, mide ve bağırsak bozulmasına yol açar, baş ağrısına yol açar, böbrek yetmezliğine kadar götürebilir. Bu yazıyı okuyunca eminim hepiniz susadığınızı fark edeceksiniz J  Su’ya ulaşamayan, bu mucizeden mahrum kalan milyonlarca insan varken, elimizin altında yeteri kadar kıymetini bilmediğimiz suya daha bir sımsıkı sarılmamız lazım. Unutmayın musluğu açıp içtiğiniz her yudum su, başka bir yerde, milyonlarca insanın hayalini kurduğu şey…  

Bu İçeriğe Ne Tepki Verirsiniz?