İlginizi Çekebilir

2020 Krizi Çözümü İçin Global Eğitim

2020 yılında dünya kendisini uzun yıllardır “pişen” çok boyutlu ve yeni yeni bilincimizde yer edinen bir krizin ortasında buldu. Ekolojik afetlere ek olarak, küresel finansal çöküş var oluşumuzu tehdit etmektedir, insancıl yardım gerektiren olaylar, eğitimde, bilimde ve aile kurumunun içinde bulundukları kriz, uyuşturucu kullanımındaki muazzam artış ve terörizmin küresel boyutta artışı şahit olduğumuz genel krizler. Kriz yönetimine yaklaşım etkilenen bölgelere has yerel ve ayrık çözümler; örneğin ekonomi, politik sistem, ekoloji, eğitim vs vs. Biz daha kapsamlı ve farklı bir yaklaşımdan yanayız: önümüzde global bir kriz var, bu yüzden global bir çözüm gerektiriyor. Ancak böyle bir çözüm sunmak için bizi bu global krize getiren sebepleri anlamamız lazım. Yerel Tecrübeden Global Tecrübeye Tarihin doğduğu günden bugüne insanın sürekli gelişim gücü egoizmin evrimi olmuştur. Geçmişte, doğamızda entegre olan kendimizi düşünme programı insanoğlunun sürekliliğini, büyümesini ve gelişip yücelmesini sağladı. Arzularımızı tatmin etme arzusu ne kadar büyük bir ihtiyaç oldukça o kadar, bu arzuları tatmin etmek için o kadar yaratıcı yollar bulduk. Önce, ayrı kabileler olarak yaşadık. Sonra kabileler büyüdü ve insanların toprak için mücadeleleri başladı. Aynı zamanda, tarımı geliştirdik sonra aramızda daha geniş kapsamlı ticaret ve ticari bağlar oluşturduk. Dahası, sosyal, kültürel ve eğitim devrimleri yaptık ve aramızdaki ilişkileri iyice sıkılaştırdık ve güçlendirdik. Çabalarımızı birleştirerek daha fazla ilerleyeceğimizin anlayışı bizi sanayi devrimine getirdi (aynı zamanda eğitim sistemine), akabinde modern dönem ve sonunda bilgi devrimine geldik ve insanların arasındaki bağı tümüyle yepyeni, daha gelişmiş sofistike bir seviyeye yükseltti. On binlerce yıl sonra tüm dünya global bir köy oldu ve hepimiz sosyal, politik ve ekonomik olarak bağlıyız. Şimdi tam bu dönemde, 21. yy’da başlayan temel değişim açığa çıktı: 21.yy’a kadar bizleri bireyler olarak iten güç kişisel egodan global egoya dönüştü ve hepimizi birbirimize bir kısır döngüyle bağlamış durumdayız. Dolayısıyla, dünyayı değiştiren bir takım olayların doğmasına sebep oldu: - İnsanoğlu integral, global bir sistemde birbirine bağımlı hale gelmiştir. - İnsanoğlu integral global bir sisteme döndüğünden beri doğada integral sistemlerde işleyen kurallar insanoğlu üzerinde daha etkili bir şekilde işlemeye başlamıştır. - Doğada sistemler sürekli dengeye yöneldiklerinden, her hangi bir sistemin varlığını devam ettirebilmesi için, sistemdeki elementlerin var olabilmeleri için yeterli şeyleri almaları ve geriye kalanını genel sistemin iyi ve sağlıklı bir şekilde işlemesine yönelik kullanması gerekmektedir. - Birbirimize egoistçe davranmaya devam ettikçe (dünyanın integral olduğu gerçeğine aykırı olarak), Doğada kapalı sistem olarak işleyen sistemlerin doğa kanunlarına ters hareket etmiş oluyoruz. Bu durumda, bir organizmada bir birini yiyen hücreler gibiyiz. İnsan bedeni örnek alacak olursak, sonuç kanserli bir tümörün oluşumuyla aynı durum oluyor. İnsanoğlunu örnek olarak alırsak, modern hayatımızın her safhasında kriz olarak ortaya çıkıyor. Krize çözüm: Aramızdaki bağın seviyesini gerçek anlamıyla global bir seviyeye çıkarmalıyız. Her insan içinde yaşadığımız dünyanın doğasını fark etmeli ve 21. yy’da kişinin kaderini tayin eden faktörün başkalarına olan yaklaşımı ve davranışı olduğunu anlamalıdır. Bu açıdan bakarsak, 21. yy’da önümüze çıkan dünya koşulları materyalist, maddi, finansal veya politik çözümler gerektiren bir dönem değil. En önemli faktör eğitimle gelecek çözüm.

Bu İçeriğe Ne Tepki Verirsiniz?