İlginizi Çekebilir

Gerçek Olmayacak Kadar İlginç Tarih Bilgileri

Okullarda öğrendiğimiz tarih bilgileri genellikle kahramanlar ve büyük olaylar üzerinden ilerliyor olsa da aslında kıyıda köşede kalmış, satır aralarında geçen pek çok ilginç olay bulunabiliyor. Tarih bilgisisi elbette tek bir müfredata ya da kitaba sığdırmak mümkün olmaz. Fakat tarih öğrenilmeyi bekleyen gerçeklerle dolu! Dünya tarihini gerçekten ilginç kılan da bilmediğimiz bu gerçekler. Örneğin Kristof Kolomb’dan tam 500 yıl önce Amerika’yı ilk kez Vikinglerin keşfettiğini biliyor muydunuz? Ya da Orta Çağ’da bir domuzun idam edildiğini? O zaman belki de ilk kez öğreneceğiniz bu tuhaf tarih bilgileri ile sizi baş başa bırakıyorum.

100 milyon yıl önce Sahra Çölü göllerle çevrili yemyeşil bir yaşam alanıydı

Buralar eskiden hep tarlaydı klişesini Sahra Çölü için kullanacağımız kimin aklına gelirdi? Sahra Çölü’nde yapılan çalışmalar bu bölgenin göller ve yemyeşil bitki örtüsüyle çevrili olduğunu kanıtlıyor. Bugüne kadar Sahra’da pek çok canlı türünün fosiline ulaşıldı. Bunlardan en ilginç olanı ise 2009 yılında bulunan timsah fosiliydi. Çölle ilgili ileri sürülen iddialar bununla sınırlı değil. Bir diğer düşünce, çölün aslında okyanusla bağlantı kuran bir deniz olduğu yönünde. Bu düşünce sadece uçuk bir teori değil. Geçmiş yıllarda bilim insanları Sahra Çölü’nde deniz canlılarına ait kalıntılar da buldu.

Büyük İskender öldü sanılarak canlı canlı mezara gömüldü

Makedonyalı III. Aleksandros ya da bilinen adıyla Büyük İskender 32 yaşında öldüğünde cenazesi önce Memfis’e ardında da İskenderiye’ye götürüldü. Fakat Büyük İskender’in bedeni bu süre boyunca (6 gün) ne soğudu ne de çürüme belirtisi gösterdi. Günümüzde bilim insanları Büyük İskender’in Guillain-Barré Sendromundan muzdarip olduğuna inanıyor. Bu da gömüldüğü sırada aslında felç olduğu ve zihinsel olarak her şeyin farkında olduğu anlamına geliyor!

Modern tıp gelişene kadar ölülerin mezarına çan bırakıldı

Eski dönemlerde diri diri toprağa gömülen sadece Büyük İskender değildi. Tıp bilgisinin yeterli olmaması nedeniyle beyin ölümü gerçekleşmeyen insanlar çoğunlukla öldü sanılarak gömülüyordu. Bu hatalara karşı çan formülü geliştirildi. Çanlar tabutun içine giren bir ipe bağlıydı. Eğer kişi yanlışla gömülmüşse uyandığında ipi çekerek çanı çalabilir ve toprak altından kurtulabilirdi.

Antik dönem olimpiyat oyunlarında sporcular çıplak olarak yarışırdı

İlginç tarihi bilgiler listemizde belki de en çok şaşıracağınız gerçek bu! Tarihçiler, sporcuların yarış esnasında sıcaktan rahatsız olmamak amacıyla çıplak yarıştığını iddia ediyor. Aslında jimnastik kelimesinin kökenine bakıldığında çıplak yarışmanın olimpiyatların ruhunda olduğu görülüyor. Eski Yunancada “Gumnasía” kelimesi eğitim/antrenman, “Gymnós” kelimesi ise çıplak anlamına gelmekteydi. Kelimenin tam karşılığını ise “çıplak yapılan eğitim” olarak çevirmek mümkün.

Sen de mi Brutus? sözünün ardında Jul Caesar’ın 23 kez bıçaklanması yatıyor

M.Ö. 44 yılında Brutus liderliğindeki bir grup kızgın senatör, Caesar’a hançer ve sopalarla saldırmaya başlamıştı. Caesar ilk başta saldırganlara direnmeye çalıştı. Fakat aralarında dostu Brutus’ü görünce karşı koymayı bıraktı. 23 kez bıçaklanıp dostunu gördüğünde ona şunu söyledi: Et tu, Brute? – Sen de mi Brutus? Bugün bu sözü dünyanın her yerinde insanlar ihanete uğradıklarını düşündükleri zaman kullanıyor. Bu ikonik sözün bu kadar ünlenmesinin ardında ise böyle kötü bir hikâye yatıyor.

Kolezyum ilk inşa edildiğinde dış cephesi mermerle kaplıydı

Roma’da bulunan Kolezyum’un mermer kaplama olduğunu hayal edebiliyor musunuz? Bugün taş binanın büyük bir kısmında büyük çukurlar bulunuyor. Bu çukurların zamana bağlı oluştuğu düşünülse de aslında durum çok farklı. 410 yılında Roma, Gotlar tarafından büyük bir saldırıya uğruyor. Bu saldırı sırasında Kolezyum’un dış cephesinde bulunan mermerler yağmalanarak kent dışına götürülüyor. İşte Kolezyum’un dış cephesinde görülen çukurlar, mermer kaplamayı taş binaya bağlayan demir kelepçeler söküldüğü için oluşuyor.

Amerika’yı keşfeden ilk topluluk Vikinglerdi

Tarih kitaplarında 1492 yılında Kristof Kolomb’un Amerika’yı keşfettiği öğretiliyor. Fakat Kolomb’tan tam 500 yıl önce Vikinglerin Amerika kıtasına yerleştiğine dair pek çok kanıt bulunuyor. İlginç tarihi bilgiler arasında yer alan bu keşif, 1960 yılında arkeologlar Kanada’nın Newfoundland eyaletinde Vikinglere ait olduğu düşünülen bir yerleşim yeri keşfetti. Kanada’da bulunan kalıntılar Vikinglerin yaşadığı İzlanda ve Grönland’da bulunan Viking kalıntılarına tıpa tıp benzerdi. Yapılan çalışmalar sonucunda buradaki kalıntıların 1000 yıllık olduğu kesinleşti. Kazı çalışmaları yapıldıkça yer altından Vikinglere ait eşyalar çıkmaya devam ediyordu. Sonunda bilim dünyası Kuzey Amerika’yla ilk temas eden topluluğun Vikingler olduğunu kabul etti.

1386 yılında Fransa’da bir domuz idam cezasına çarptırıldı

Modern dünyada hayvanların yargılanıp cezalandırılması oldukça tuhaf karşılanırdı. Şimdilerde bizim garipseyeceğimiz pek çok olay Orta Çağ’da normal karşılanıyordu. Bu nedenle de aslında Orta Çağ’a dair ilginç tarihi bilgiler bulunuyor. 14. yüzyılda Fransa’nın Falaise kentinden bir domuz küçük bir çocuğa saldırarak ölmesine sebep oldu. Çocuğun ölümünün ardından domuz tutuklandı, hapse atıldı, cinayetten yargılandıktan sonra ise suçlu bulunarak idam edildi!

Thomas Edison patentini aldığı pek çok ürünü aslında icat etmedi

Son yıllarda Thomas Edison’la ilgili ortaya atılan iddiaları hepimiz duymuşuzdur. Edison’u yerip Nikola Tesla’yı yücelttiğimiz bir 20 yıl geçirdik. Bu iddiaların ne kadarı doğruydu bilmiyoruz. Fakat gerçekten de Edison bilim dünyasında kötü bir şöhrete sahip. İcat ettiğini ileri sürerek patentini aldığı 1093 icadın çoğu başta Nikola Tesla, Wilhelm Rontgen ve Joseph Swan olmak üzere farklı bilim insanlarına aitti. Örneğin Kanadalı mucitler Henry Woodward ve Matthew Evans tarihin ilk ampulünü 1874 yılında üretmişti. Fakat Woodward ve Evans’ın icadından tam beş sene sonra ampul patenti Edison’a verildi.

Albert Einstein’a İsrail Cumhurbaşkanlığı teklif edildi

Modern fiziğin kurucusu 20. yüzyılın en büyük dâhisi Einstein, 1952 yılında evinde New York Times Gazetesini okurken büyük bir şaşkınlığa uğradı. İsrail’in ilk Cumhurbaşkanı Haim Weizmann ölmüştü ve başbakan Ben Gurion kendisine cumhurbaşkanlığı görevini teklif etmeye hazırlanıyordu. Einstein gazetede okuduklarına şaşırmıştı şaşırmasına fakat yazıların hiçbirine inanmadı. Kısa bir süre sonra İsrail’in Washington büyükelçisi Einstein’a bir mektup iletti. Mektupta özetle, Einstein’ın İsrail’in yeni Cumhurbaşkanı olmak isteyip istemediği soruluyordu. Einstein ise hayatı boyunca insanların değil cisimlerin dünyasıyla uğraştığını bu nedenle resmi görevlerle uğraşacak deneyimi bulunmadığını söyledi ve teklifi reddetti.

Kedilere savaş ilan eden bir Papa: IX. Gregory

Orta Çağ’ın en ilginç notlarından biri IX. Gregory’nin kedileri şeytanın ajanı olarak ilan etmesiydi. Papa böyle bir batıl inancı neden ortaya attı bilinmez. Fakat o günden sonra Avrupa’da müthiş bir kedi avı başladı. On binlerce kedinin katledilmesiyle tabiat döngüsünde açılan gedik Avrupa’ya pahalıya mal olacaktı. Avrupa’da kara ölüm diye bilinen veba salgınına bakteri taşıyan fareler neden olmuştu. Günden güne mikrop insanlara yayılıyor fakat kimsenin elinden bir şey gelmiyordu. Çünkü ortada fareleri imha edecek kedi yoktu. Avrupa kıtası nüfusunun üçte biri bu salgın sonunda hayatını kaybetti.

 I. Dünya Savaşı sırasında atılan bombalar, savaş bittikten sonra dahi insanları öldürmeye devam etti

Birinci Dünya Savaşı sırasında Batı cephesine atılan bombaların hepsi patlamadı. Bu nedenle her yıl demir hasadı denilen bir operasyonla bu patlamamış bombalar imha edilmeye başlandı. 1919 yılında başlayan demir hasadı bugüne kadar Fransa ve Belçika’da tam 1000 kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Batı Avrupa’da bugün dahi yeni bir inşaat başlayacaksa önce zeminde bomba olup olmadığı kontrol ediliyor.

Vampir edebiyatının ünlü karakteri Kont Drakula, Kazıklı Voyvoda’dan başkası değildi

Romanya’nın ulusal kahramanı olarak bilinen Eflak voyvodası III. Vlad, Vlad Dracul’un ikinci oğlu olarak dünyaya geldi. Suçsuz insanları kazığa oturtmak, voyvodanın en sevdiği işkence yöntemiydi. Bu nedenle onu hala kazıklı Voyvoda olarak anıyoruz. Eflak voyvodası, işkencelerini Balkanlar’da yaşayan Türk halkı üzerinde uygulamaya başlayınca padişah II. Mehmet’in tepkisi net oldu: “Tez kellesi vurula.” Osmanlı ordusu voyvodanın kellesini İstanbul’a getirmişti. Fakat onun işkence yapmadaki ünü tüm dünyaya kısa bir sürede yayıldı. Sonrası malum, kötülüğüyle vampir edebiyatının ünlü karakteri Kont Dracula’nın ismine ilham oldu.

Çernobil faciasında görevli olan bir itfaiye personeli o kadar çok radyasyona maruz kalmıştı ki göz rengi kahverengiden maviye döndü

Vladimir Pravik, dünya tarihinin en korkunç nükleer felaketine karşı savaşan cesur insanlardan sadece biriydi. Pravik’in görevi nükleer santralin reaktöründen fışkıran alevleri söndürmekti. Bu sırada o kadar fazla radyasyona maruz kalmıştı ki saatler içinde göz rengi kahverengiden maviye döndü. Çernobil felaketine ilk müdahale eden çoğu insan gibi Pravik’te 15 gün içinde hayatını kaybetti.

Dolar banknotunun ilk yüzü George Washington değildi

1 dolar değerindeki para biriminde görünen ilk yüz, Salmon P. Chase aitti. İlk 1 dolarlık banknot 1862’de Amerikan İç Savaşı sırasında basıldı. Chase o sırada Hazine Bakanı’ydı ve aynı zamanda ülkenin ilk banknotlarının tasarımcısıydı.   Kaynak: 1, 2, 3

Bu İçeriğe Ne Tepki Verirsiniz?