Yaşam

Çocuklarda Bilinçaltı Yönetimi

Çocuğunuzun bilinçaltında neler yatıyor? Çocuğunuzun korkuları, size anlatmaktan çekindiği duyguları var mı? Ya da siz mi öyle sanıyorsunuz, çocuğunuzu ne kadar iyi tanıyorsunuz? Bilinçaltı çocuğunuzun beyninin resmidir. Orada neler saklı, neler açığa çıkmayı bekliyor, her an keşfetmeye hazır olmalısınız.

Konuya başlamadan önce ebeveynlerin bu hususta yapmaları gereken en önemli şeyi açıklamak istiyorum. Anne ve babalar, her durumda olumlu yaklaşımlar sergilemeliler. Çocuklar nerede büyürlerse büyüsünler, rol-model aldıkları bireylerin duygu ve düşüncelerini de bir süre sonra benimsedikleri gibi yansıtmaya başlarlar. O sebeple ebeveynlerin ve çocuğunuz ile sürekli iletişimde olan kişilerin olumsuz düşünceler ile çocuğunuzun korkularına sebep olacak davranışları göstermemeleri gerekir. Ebeveynlerin cümlelerine dikkat etmeleri çok önemlidir. Örneğin; "Koşma, yoksa düşersin"; cümlesi çocuk açısından bakıldığında birden fazla olumsuzluğu içeren bir cümledir. Bu cümle ebeveyn açısından bakıldığında ise sadece uyarı niteliğindedir. Lakin çocuk, işitsel anlamda gelen bu komutu direkt anlamda koş ve düş olarak algılar. Sonrasında ise ben sana demiştim'li cümlelerle çocuğumuza söylenmeye başlarız.

Çocuklar sonucunu tahmin bile edemeyeceğiniz bu cümlelerden bile algıda seçicilik dediğimiz olay ile içselleşirler. Bir başka örnek verecek olursam eğer; örneğin çocuğunuz ile doğanın en güzel mavisinde yüzme planı yaptınız. Hazırlıklar tamam, kıyafetler tamam. Kendiniz denize girdiniz ve çıktınız. Çocuğunuza uygun rol-model olduğunuzu gösterdiğinizi düşünüp, sırada onun da yapması gerektiğini teşvik etmeye başlıyorsunuz. Lakin çocuğunuz suya girmek istemiyor. Siz de ısrarcı oluyorsunuz. Ve şu cümleyi kullanıyorsunuz. "Korkma, atla" bu cümlede çocuğun bilinçaltında çok az bir endişe var olsa bile, o endişe tamamiyle korkuya dönüşmüş bulunuyor. Siz istemeden çocuğunuzun sudan korkmasını sağlamış oluyorsunuz. Israrlar çoğaldıkça, çocuğunuz daha da korkacak ve daha sonra da ağlamaya başlayacaktır. Halbuki bu cümleyi kurmak yerine "Tamam, ne zaman cesaretini toplarsan atlayabilirsin. Ben senin daima yanındayım unutma" demeniz daha da uygun olacaktır. Çocuğunuzu cesaretlendirmeli ve bilinçaltına değişik korkular ile olumsuz yüklemelerde bulunmamalısınız. Çocuklar iyi ve olumlu cümleleri hayatları boyunca duymak için yaşarlar. Daha en başından onların bilinçaltında olumsuzluklara sebep olursanız, çocuklarını korkutarak büyütmüş olursunuz.


Her ne olursa olsun, çocuklar Dünya'daki en güzel varlıklardır. Sizin parçanız, sizin yansımanızlar. Çocuklarınızı eleştirmek yerine cesaret verici cümlelerle yönlendirme yapmanız gerekir. Ebeveynlerin yaptıkları en büyük hatalardan birisi, çocuklarına sorumluluk vermemeleridir. Bunları bilinçli olarak elbette yapmıyorlar, çünkü sürekli kendilerini çocukları için sürekli olarak bir şeyler yapma zorunluluğunda hissediyorlar. Dolayısıyla, çocuklar da bu durumda sorumluluk alma bilincinden gittikçe uzaklaşıyorlar. Ne de olsa ebeveynler çocukları adına sürekli her şeyi yapıyorlar, onlar neden uğraşsınlar ki?

 

Derin bir nefes almalı, sonrasında ise yapacaklarınızı düşünmelisiniz. Kararlı olmalısınız, yaptığınız davranışların sonuçlarını bilmeden sergilediğiniz her hareket çocuğunuzun benliğinde bir iz oluşturur. Çocuğunuza kitap okumak istiyorsunuz ama kitabı çocuğunuzun tutmasını istemiyorsunuz. "Sen yırtarsın, yeni aldık ben tutayım" diyorsunuz. Bu durumda çocuk bilinçaltında, içten içe kendisine alınan eşyalara zarar verme potansiyelinde olduğunu düşünmeye başlayacaktır. Zamanla bu durum daha da büyük sorunların kaynağı haline gelecektir. Çocuğunuza yemek yapıyorsunuz. Ama üzerindeki kıyafet veya koltuk, örtü kirlenmesin diye devamlı olarak kendiniz yediriyorsunuz. Kıyafetlerini sürekli siz giydirip, yine siz çıkartıyorsunuz. Çocuğunuz ödev yapması gerekirken, sırf kendinize daha fazla zaman ayırabilmek veya çocuğunuzun yorulmamasını istediğiniz için kendiniz o ödevi yapıyorsunuz. Çocuğunuzun özgüvenini etkilememelisiniz. Çocuğunuzun kendisine herkesten fazla güvenmesini ve güvenebilmesini sağlamalısınız. Sizin doğru olarak bildiğiniz o şeyler, aslında çocuğunuzun ilerideki hayatı için hep yanlış olan tutumlardır. Çocuğunuzun geleceğini serbest bırakmalısınız. Biraz ipin ucundan tutmak yerine, ipi tamamiyle çocuğunuzun tutmasına izin vermelisiniz. Emin olun, ipi bırakıp kaçmayacak. Sadece kendi sorumluluklarının bilincinde olacak ve bilinçaltı sağlam bir birey olarak yaşamını sürdürmeye devam edecektir. 

Özgüveni olmayan çocuklar, bir süre sonra benliklerine saygı duymamaya başlarlar. Yavaş yavaş da bireysel davranış sergilerler. Çocuğunuzun bilinçaltında kaygı ve korkuların oluşmasına engel olmalısınız. Bu kaygılar ilerleyen zamanlarda büyük problemlerin altında yatan sebeplerle gün yüzüne çıkar. O dönemleri çocuğunuzun yaşamaması adına, şimdiden pozitif cümleler ile yönlendirmelerinizi değiştirebilirsiniz. Sevgi de sizin elinizde, çocuğunuzun geleceği de. 

İlgili Haberler

Hakkımızda

Seni Sen Yapan Değerlere Dönüş Hareketi