Yaşam

Doğa ile Büyüyen Çocuklar

Doğa sevgisi, çocukların erken yaşta kazanması gereken duyguların başında gelmektedir. Çünkü doğayı seven çocuk, çevresinin farkında olacak ve kendisi harici yaşayan diğer canlılara da değer verecektir.

Doğa, tüm canlıların yaşamına ev sahipliği yaptığı gibi, hem çocukların hem de yetişkinlerin vazgeçilmezleri arasında olmuştur. Evde canı sıkılan çocuklar, beş dakika olsa bile temiz havayı soluduktan sonra bir rahatlama hissedecektir. Bu rahatlama, zamanla alışkanlığa dönüşecek ve çocuklar sürekli dışarı çıkmak isteyeceklerdir. Doğa, sadece can sıkıntısı için kazanılmış bir dürtü değildir. Çocuklar, doğanın ve getirdiklerinin farkında olmalı ve bu durumu korumak adına yaşamlarını sürdürmelilerdir. Örneğin; çocuğunuz ile dışarıda vakit geçirirken çöplerinizi yere atmanız, çocuğunuza kötü bir örnek olduğunuzu göstermekle kalmaz, bu durumun normal bir olaymış gibi görünmesini çocuğunuza göstermiş olursunuz. Sonrasında ise çocuğunuz da bu davranışı her yerde yapabileceğini hissedecek ve yapacaktır da. Dolayısıyla çocuğunuzun aynası olduğunuzu unutmamalısınız ve ona göre doğaya gösterdiğiniz saygıyı çocuğunuza hissettirmelisiniz. Çocuğunuza boş zamanlarda doğanın temiz kalması için neler yapabileceğinizi anlatmalısınız. Bu durum çocuğunuz ile iletişiminizi artıracağı gibi, onun düşünme becerilerini de geliştirecektir.

Doğa sevgisini çocuklarımıza kazandırmadan önce, doğanın ne anlama geldiğini anlatmaya çalışmalıyız. Peki bunu nasıl yapacağız? Çocuğunuz erken çocukluk döneminin içerisinde ise, çok fazla soyut kavrama girmeden somut örneklerle bunu aktarmaya çalışmalıyız. Örneğin; doğada yaşayan diğer canlılardan bahsedebilirsiniz. Kedilerden, köpeklerden, hatta karıncalardan. Onları beslememiz gerektiğini anlatabilirsiniz. Bu sayede empati kurmuş da olursunuz. Sonrasında ise doğanın temizliliğini ele alabilirsiniz. Temiz bir doğada yaşamanın, bizim için faydalarını çocuğunuzun yaşına göre indirgeyerek aktarabilirsiniz. Doğadaki hava değişimlerinden kaynaklanan dönüşmeleri, mevsimlerin doğadaki izlerini, havanın soğuk veya sıcak olduğunda bitkilerin yaşam döngüsünü anlatabilir veya resmetmesini sağlayabilirsiniz. Resim, çocukların bilişsel gelişimlerini  ve duygusal  gelişimlerini en hızlı yansıtabilen aktarıcılardan sayılır. Bu olguyu sözlerinizin bitiminden sonra kullanabilir ve çocuğunuzun sizi ne kadar iyi anlayıp anlamadığını kolaylıkla öğrenebilirsiniz. Çocuklar çevrelerinin farkında oldukça çocukluklarını daha da net yaşayacaklardır.

Diyelim ki havalar sıcak. Çocuğunuz evde oyuncakları ile sağlıklı vakit geçiriyor. Lakin bir değişiklik istiyor. Çünkü sıradan yaşam tarzı çocuğunuzun hayal gücünü pek fazla geliştiremeyeceğinden dolayı, çocuklar farklılıklardan hoşlanırlar. Bu durumda en basit yapabileceğiniz şey ise, çocuğunuz ile beraber oyuncaklarını, kitaplarını hatta akıl ve zeka oyunlarını yanınıza alıp dışarıda hem doğanın hem de havanın keyfini çıkartmak olacaktır. Çocuklar bu döngüde eğlenecekleri gibi, yaşadıkları farklı ortamdaki oyun oynama deneyiminden keyif alacak ve her zaman yaptığı bir aktivite olmasına rağmen yapacağı etkinlikte çok mutlu olacaktır.

Çocukların çocukluklarını yaşayabilmeleri için, doğanın ve çevrenin tadını çıkartmaları gerekmektedir. Parka gitmeleri, oyun oynamaları onlar için çok doğaldır. Uygun zemini oluşturduğumuz taktirde çocuklarımızı elimizden geldiğince doğa ile buluşturmalı ve bu dönemin tadını beraber çıkartmaya çalışmamız gerekir. Çocuklarımızın daima yanında olmalıyız. Onlarla beraber geçireceğimiz saniyelerin değerini bilmeli ve hiç bitmeyecekmiş gibi dakikalarımızı birleştirip eğlenmeliyiz. Zaman su gibi akıp giderken, sadece akrep ve yelkovan olmak yerine, çocuğumuzun en yakın arkadaşı bizler olmalıyız.

Çocuklarımıza doğayı sevdirmenin ve doğadaki güzellikleri aktarabilmemizin bir diğer yolu ise, dokunarak öğrenme duygusudur. Çocuklar doğada vakit geçirirken, doğa ile temas halinde olmalıdır. Çiçekleri, bitkileri, ağaçları, toprağı ellemeli ve onu hissetmelilerdir. Çünkü ancak o şekilde bu bağ çok güçlü bir bağa dönüşür. Çocuklar özgürce doğaya dokunmalıdır. Hissetmelidir. Hissederek öğrenmelidir. Bu öğrenme dokunma yoluyla pekişmektedir. Çünkü bazen doğa sadece kitaplardan veya teknolojik aletlerden öğrenmekle ibaret değildir. Çocuklar en iyi dokunarak ve hissederek öğrenirler. Bu metodu hayatınızın her alanında kullanabilirsiniz.

Temiz hava, hem yetişkin hem de çocuklara iyi geldiği gibi büyük bir detoks etkisi ile de karşımıza çıkmaktadır. Bizler mümkün olduğunca doğanın tüm güzelliklerini çocuklarımıza daha iyi nasıl aktarabileceğimizi düşünmeli ve bunun üzerinde durmalıyız. Çünkü çocuklar yaşadıkları yerin farkında olmalılardır. Farkında oldukça kendilerine daha çok güvenecek ve iyimser davranışlar sergileyeceklerdir. Mutluluğun formülü de budur. Ve bizlere düşen görev ise bu formülü çocuklarımızın her yaşında kullanabilmemizin gerektiğidir. Sağlıkla, sevgiyle, en önemlisi de doğanın en güzel resimleriyle çocuğunuzun hayatında anılar biriktirmeniz dileğimle.

İlgili Haberler

Hakkımızda

Seni Sen Yapan Değerlere Dönüş Hareketi